-
-
177 m
-1 m
0
53
106
212,06 km

110 kere bakıldı , 0 kere indirildi

yer Güzelyali, Bursa (Türkiye)

Yine bayram tatili yine bisikletle düştük yollara.
Uçak biletleri pahalı, yollar kalabalık bizde yakın ve trafikten uzak yerlere gitmeye karar verdik Sevilaylomla.

Bayram 1. Gün Mudanya Trilye Eskikaraağaç Leylek Köyü
Eskikaraağaç köyü yanından geçtiğimiz ama hiç girmediğimiz bir köydü Uluabat gölü kıyısında. 2011’de Avrupa Tabiat Mirası Vakfı tarafından Avrupa Leylek Köyü seçilmiş köy. Birde Meşhur Yaren leyleği ve balıkçı Adem amcası var köyün. Hikayeleri filme alınıyor yakında vizyona girecek. Gidelim görelim dedik.
Kadıköyden İDO ile Mudanya ya geçtik ve turumuzun ilk gününe Mudanya sahilden başladık.
Mudanyadan Eskikarağaç köyü Yaklaşık 60 km. KUmyaka ,Trilye, Esence, Taşpınar istikametini izleyerek Eskikarağaca ulaştık.
Taşpınar köyüne geldiğimiz de önce devasal yeni İzmir otoyolu inşaatı ve sonrasında yeni sanayi bölgesi inşaatı. Taşpınar köyünde ekilkecek, hayvan otlatacak tek tarla kalmamış. Köye girdik köylü sordu nasılsınız, dedim yorgun. Biz hiç yorgun değiliz oturuyoruuz artık dedi. Devlet tüm tarlalaı istmlak etmiş. Yakında köyüde alırlar dedi. Çok açıkmıştık ve muhabbet ederken köylünün biri önümüze bir torba pişi getirdi. Afiyetle yedik.
Eski Bursa İzmir yolunun karşısına geçerek Uluabat gölüne ulaştık. Girişte kuş gözlem kulesi bulunmakta. Kuleye çıktık ama bütün Leylek yuvaları boştu. Leyleklerin göçe başladığını biliyordum ama hepsinin gitmiş olduğunu tahmin etmiyordum.
Eskikaraağaç'ta Meşhur Gölyazı gibi yarımada. Yarımadanın çevresini dolaşan yürüyüş ve bisiklet yolu var. Yarımadayı dolaştık ve batı kıyısında iskelede güneşi batırmak için molamızı verdik. İskelede otururken teknesiyle Adem amca göründü. Adem amca ile sohbete başladık Yaren leyleği ve diğerlerini sorduk yuvalar boş gittilermi diye. Burada olduklarını yavrularını göçe eğitmek için çevrede dolaştıklarını söyledi. Sabah gelirler buralara dedi. Kendisi de artık balıkçılık yapmıyormuş. Balık yok göl kirlendi kurtamıyor dedi. Tekne gezileri yaptırıyormuş artık. Sabah sizi gezdireyim misafir edeyim dedi ama biz sabah erken yola çıkacaktık. Başka sefere dedi.
Bir köylü bize karpuz getirdi. Karaağaçlılar çok cana yakın. Burada nerede kamp kurabiliriz diye sorduğumuzda nereye isterseniz dediler. Bize hemen iskelenin üstünde masaların olduğu yeri tavsiye ettiler. Çadırımız masamızı kurduk ve akşam gölü izleyerek ve radyo tiyatrosu dinleyerek dinlendik ve sabah leyleklerin geleceklerini ümid ederek yattık.

Bayram 2. Gün Eskikarağaç Uluabat Gölü Karacabey Longoz
Sabah ben çadırda uyuklarken dışarı da kahvaltı hazırlayan Sevilaylaylom Yarlıgan leylek geldi diyerek seslendi.

Sabah kahvaltımızı da çılbır yiyerek leyleği izledik..

Saat 07:30 gibi yola çıktık. Bugünkü hedefimiz Longoz yaklaşık 60 km. Yarımadanın doğu tarafına doğru pedalladık. Akşam olmayan leylekler sabah göl kıyısında diğer kuşlarla birlikte avlanıyorlardı.

Uluabat gölünün batı yönünde göle paralel giden bir yol görünüyordu haritada. İzmir yoluna çıkmak yerine bu yolu kullanarak göl kıyısından gitmeyi düşünüyordum. Köylü o yolun en eski İzmir yolu olduğunu ve heyelan ve bakımsızlıktan gidilebilir durumda olmadığını ana yoldan şaşmamı söyledi.

Biz merak ettik ve trafikte gitmek yerine daldık o yola. 10-15 km göle paralel rampasız denilebilecek ve kıvrımsız bir yoldu. Fakat zemin çok kötü ve bazı yerlerde ana yola saplanıyor. Her şeye rağmen çok keyifli bir yoldu Göl manzarası ile Uluabat kuş cennetine kadar geldik.

Uluabat kuş cenneti özel bir işletme. Yeri çok güzel ve belli ki ilk kurulduğunda her şey daha güzeldi. Şimdiyse gezmeye değecek pek bir şey kalmamış.

Kuş cennetinden 500 metre sonra İzmir yolunu direk karşıya atladık ve Harmanlı köyüne doğru tırmandık.

Harmanlı köyünde yemek yemeyi düşünüyorduk ama tüm kahveler büfeler kapalı. Zaten kahvelerin hepsi emlakçı, kahve ve büfe.

Bakkaldan eksiklerimizi tamamlayarak kahvede yemeğimizi yedik.

Harmanlı köyünden toprak yoldan kestirmeden Hayırlar köyüne indik ama 1/1 inde pedal çevirerek indik.

Rüzgar tam karşımızdan esiyor ve yaklaşık 30 km bu istikamette sürecektik. Hayırlar köyünde kısa bir kavun molası. Karacabey boğazına girdik ve rüzgara karşı Ekmekçi köyünde bir mola daha verdik. Burası bu taraftan her geçmişimize mola verdiğimiz misafirperver güzel bir köy.

Ekmekçi den Boğazköy e kadar yine 1/1 pedal çevirerek indik. Boğazköyden sonra rüzgarı sağımıza aldığımız için biraz rahatladık. Yeniköy sahilin de alışverişimizi yaparak sahil yönünden Longoza girdik.

Film seti için kurulmuş ve sonra kafe olarak işletilen tesiste mola verdik. Mola sonrasında tesis biraz ortamı değiştiği için yanlış yola girdik. Yanlıştı ama longozun daha önce girmediğimiz bir patikasıydı. Bir müddet gidince göle saplandı ve aynı yolu geri dönerek kuş gözlem kulesine ulaştık. Burası Sevilay ve benim en gözde kamp mekanımız.

Kuleye kurulduk ve manzarayı izledik. Longozun suyu bu mevsimde çok az ama kuşlar bunu fırsat bilmiş küçük sığ göletlerde avlanıyordu. Akşam yine radyo tiyatrosu dinleyerek günü sonlandırdık.

Bayram 3. Gün Karacabey Longoz Balkaya Köyü
Sabah erkende kalktık ve Longoz da kuşları seyrederek kahvaltımızı yaptık.
Saat 08:00 gibi yola koyulduk. Bok böcekleri sabah temizliğine başlamıştı. Yeniköy sahile kadar kumul yoldan böcekleri ezmeden sürdük.
Bugün dün rüzgarda geldiğimiz yolun yaklaşık 20 km sini geri dönecektik. Dün 1/1 vitesde inemediğimiz yerleri bugün rüzagar arkamızda pedal çevirmeden çıktık.
Boğazköy den Longozun kuzey tarafından tekrar longoza giriş yaptık. Daha önce longozun girmediğimiz yollarına patikalarına girmekti niyetimiz. Çekilen sulardan dolayı her gölette kuşlar ineklerin, mandaların arasında besleniyordu. Bu kez yaban atları göremedik. Longozu tavaf ettikten sonra asfalta çıkarak Boğazköy de mola verdik. Niyetim Çapraz çayı tekne ile karşıya geçmek ve yaklaşık 20 km yolu kısaltmaktı. Boğazköyde bal satan amcaya tekneleri sorduğumda artık balıkda yok, balıkçıda yok, teknede yok dedi. Rüzgar arkamızda Ekmekci köyünde yine mola vererek Hayırlar köyüne kadar geldik. Hayırlardan sonra yine rüzgara karşı pedallayacaktık ve rüzgar öğleden sonra iyice artmıştı. Yaklaşık 15 km yolu birçok kez mola vererek 2 saate Balkaya köyüne ulaştık. Arap Çiftliği gölü bitiminde sahile çıkmadan uygun bir yerde kamp kurmaya karar verdik. Sahilde kamp kurarsak bu rüzgarda akşam rahat edemezdik.
Bir zeytin bahçesine girdik ve yoldan en uzak köşesine yoldan gözükmeyecek şekilde kampımız kurduk.
Bu akşamki manzaramız ayçiçek tarlalarıydı.Ayçiçekleri ile birlikte güneşin batımını izledik ve yine radyo tiyatrosu.

Bayram 4 ve 5 . gün Balkaya Eşkel Trilye Mudanya
Sabah 07:00 gibi ayçiçek tarlalarına karşı uyandık. Çadırımız toplayıp Ayazma sahiline indik. Sahilde kahvaltımızı yapacaktık ve rüzgar sakinken denize girecektik.
Sahilde kahvaltımızı yaptıktan sonra denize girdik ve 10:00 gibi Eğerce Eşkel istikametine doğru pedalladık. Öğlen 12:00 gibi Eşkel sahile varmıştık. Bugün bayramın 3. günü olduğu için herkes kendini sahile atmış ve adım atacak yer yoktu.
Eşkel sahilde öğlen yemeğimizi yedik ve trekking parkurundan Ketendere üzerinden Aya Yanni Değirmeni ve Antik Liman yoluna girdik. Burada ciddi tırmanışlar vardı ve rüzgar bizi yine biraz zorladı.
Antik limana yaklaştığımızda denize giren insan çığlıkları geldi kulağıma burada plaj yoktu. Yoldan aşağıya baktığım da Antik Limanın onlarca araba ve insan ile dolu olduğunu gördüm. Küçük limanın içi havuz gibi insan doluydu. Burada ilk defa bukadar insan görüyordum. Planımız bu akşam Antik Liman yada Aya Yanni manastırın da kalmaktı. Kalabalığı görünce Aya yanni manastırına devam ettik.
Bugünkü rotamız 30 km kadardı ve saat 16:30 gibi Aya Yanni manastırına ve koyun varmıştık. Yıllar önce manastıra gelmiştik ama hemen altındaki bu güzel koyu fark etmemiştik. Erken vardığımız için koyda güzel vakit geçirme imkanımız oldu ve dinlendik.Akşam motorcu bir çift komşumuz vardı.
Son gün sabah yine erkenden kalktık ve denize girdik. 5 gündür ilk defa deniz sakin ve koy çok temizdi. Saat 11 gibi koya bir araba aile geldi ve burada ne aradağımızı buranın özel mülk olduğunu çadırı toplayıp çıkmamızı söyledi. Burası halbuki yürüyüş rotası ve bir tarihi manastır var. Manastırın altında eski bir çeşme ve 1700 yıllık olduğu söylenen çınar ve küçük bir koy var. Manastırın etrafını bir çiftlik çevirmiş ve manastırı hayvan ahılı olarak kullanıyor duvarlar falan örmüş. Uzatmadık zaten kalkacaktık. Yarım saate çıkarız dedim ve toplandık tırmanmaya başladık. 0 rakımdan 150 rakıma kadar 1,5 km bisiklet itecektik. Tepeye çıkarken kapıya yaklaştığımız da bir traktör geldi ve oda buraya girmememizi söyledi. Bende trekking parkuru manastır tabelasının olduğunu söyledim yolun başında. Madem özle mülk devlete neden o tabelayı koyuyor, kapıyı kapatın gidin devlet ile görüşün dedim. Yarım saat gibi sürede bisklerlileri iterek tepeye vardık. Buradan toprak yoldan Trilye ye indik. Trilye’de kilise ve taş mektebi görelim dedik ama gördüğüme pişman oldum taş mektep taş mektep değil Safranbolu evi tarzında restore ediliyordu.
Trilye de öğlen yemeğimiz yedik ve yine Kumyaka da mola vererek Mudanya'ya ulaştık. Mudanya da akşam üstü atıştırmalığı ve 19:00 da İdo ile Kadıköy'e geçerek 5 günlük turumuza son verdik.
Bu seneki turumuzda da maalesef insanın olduğu her yer çöp dağıydı. 4 tekerlisi 2 tekerlisi tek tekerlisi fark etmiyor. İnsan hayvanı yiyor içiyor ve ortaya bırakıp gidiyor maalesef...

1 comment

You can or this trail