• Fotoğraf: Ant-060 Gödene(Altınyaka) - Belen Yaylası - Çınarlı Muar - Ovacık
  • Fotoğraf: Ant-060 Gödene(Altınyaka) - Belen Yaylası - Çınarlı Muar - Ovacık
  • Fotoğraf: Ant-060 Gödene(Altınyaka) - Belen Yaylası - Çınarlı Muar - Ovacık
  • Fotoğraf: Ant-060 Gödene(Altınyaka) - Belen Yaylası - Çınarlı Muar - Ovacık
  • Fotoğraf: Ant-060 Gödene(Altınyaka) - Belen Yaylası - Çınarlı Muar - Ovacık
  • Fotoğraf: Ant-060 Gödene(Altınyaka) - Belen Yaylası - Çınarlı Muar - Ovacık

Süre  7 saat 4 dakika

Koordinatlar 4126

Yüklenme tarihi 29 Haziran 2014 Pazar

Kayıt tarihi Haziran 2014

  • Değerlendirme

     
  • Bilgi

     
  • Takip kolaylığı

     
  • Manzara

     
-
-
1.691 m
916 m
0
11
22
44,96 km

3583 kere bakıldı , 27 kere indirildi

yakınında: Ovacık, Antalya (Türkiye Cumhuriyeti)

Bugün ki rotamızda ANT-004 parkurumuzu tersten yapacağız. Aslında o rota bilgilerini güncellemeyi düşünsek de, rotanın tersten yapılmış olması ve diğer turun kış mevsiminde bu turunda yaz mevsiminde yapılmış olmasıyla farklı bilgi ve tecrübeler içermekte ve paylaşmaya değmektedir. Dolayısıyla yeni bir başlık adı altında paylaşmak daha doğru olacaktır kanısındayız.

Parkuru yapmak üzere yine erken saatlerde bisikletlerimizi aracımıza yükleyerek Üçoluk Köyüne hareket ediyoruz. Kemer ve Göynük Kanyonu manzarasına tepeden hakim bir konumda bulunan Gül Otel bahçesine aracımızı bırakarak turumuza başlıyoruz. Gödene diğer adıyla Altınyaka Köyüne doğru hareket ediyoruz. Bu bölüm çoğunlukla inişle devam etmekte olup tamamen asfalttır. Gödene Köyü girişinde sol tarafta bulunan Camii den suyumuzu temin ederek hemen yanında ki dar yoldan, arazi parkuruna saparak orman içerisinde ilerlemeye başlıyoruz. Bundan sonra ki bölüm Belen yaylasına kadar tırmanışla devam ediyor. Yer yer sertleşiyor, yer yer düz orman yolu şeklinde devam ediyor. Koca Yusuf Yurdu olarak adlandırılan küçük bir yayladan geçerek sedir ormanları arasında çam kokuları içerisinde ilerliyoruz. Koca Yusuf Yaylasının hemen üst kısmında doğal kaynak suyu bulunmaktadır. İçilebilir ve lezzetlidir. İlerleyen bölümlerde yol ikiye ayrılıyor ve biz sola dönerek ilerliyoruz. Bir kaç kilometre ilerledikten sonra yol bitmektedir ve patikaya dönmektedir. Daha önceki turumuzda bu bölge karla kaplı olduğu için, buradan geçememiş, aşağıdaki su kaynağına kadar karda kayarak ilerlemiştik. Yol patikaya döndükten sonra oldukça sertleşerek devam etmektedir. Bazı bölümlerde bisikletlerimizi itemez duruma gelerek taşımak zorunda kalıyoruz. O yüzden bu bölümü yüklü bisikletlerle geçmek oldukça zordur. İlla ki yüklü bisikletle geçilmek istenirse bazı bölümlerde yükler ayrı bisiklet ayrı olarak geçirilmek zorunda kalınabilir. Belen Yaylasına ulaştığımızda tekrar orman yolu başlamaktadır. Belen yaylasında Tekirova' dan gelerek konaklamış olan Ali amcaya kısa süreli misafir oluyor ve hem bölge hakkında bilgi alıyoruz hemde sohbet ediyoruz. Her iki tarafta da yol olmasına rağmen yaklaşık olarak 500 metrelik bu bölümün neden birleştirilemediğini sorduğumuzda çok ilginç bir cevap alıyoruz. Yolun bir tarafı Kumluca Belediyesine diğer tarafı ise Kemer Belediyesine bağlı olduğu için bu ara bölümün kime ait olduğu belirlenemediğinden iki yol birleştirilememiş. Ayrıca Ali amca bir kaç konuda da dert yanıyor bizlere. Orada bulunan ağaçtan yapmış oldukları tek göz yayla evlerini ve ağıllarını, kış geldiğinde Tekirovaya döndüklerinde açık bırakıyorlarmış. Kış mevsiminde bölgeden geçen kişilerin karda/kışta, fırtınada/tipide açıkta kalmasınlar, sığınsınlar ve bir süre korunabilsinler gerekirse ocağı yakıp ısınsınlar düşüncesiyle. Ancak gelen kişilerin eve ve ağıla zarar verdikleri, etrafta pek çok kuru odun bulunmasına rağmen ağılların çitlerinde ki odunları söktükleri ve onları yaktıkları konusunda ki şikayetlerini aktarıyor. Ki bırakılan çöplerden hiç dert yanmıyor, önemli değil götürememişlerdir , biz giderken götürürüz diyorlar ama verilen zarardan dolayı oldukça üzülüyorlar ve insanları anlayamadıklarını belirtiyorlar. Bu kadar iyi niyetli ve güzel düşünceli insanların bu şikayetlerini buradan dile getirmiş ve doğaya giden, doğada etkinliklerde bulunan dostlarımıza iletmiş olalım. Biliyoruz ki pek çok kişi bu ve benzer konularda oldukça duyarlı ve dikkatli.

Ali amcaların sıcak sohbet ve sıcak çaylarından sonra vedalaşıyor ve parkurun bundan sonraki bölümüne bir müddet sert inişleri olan orman yolu ile devam ediyoruz. Bir müddet sonra Çınarlı Muar yaylasından geçerek Tahtalı Dağı manzarasını karşımıza alarak inişe devam ediyoruz. Çınarlı Muar Yaylasında bulunan Mehmet abiden yaylanın ismini, Çınar ağacından yapılmış olan, hayvanların su içmesi için yapılmış havuzdan aldığını öğreniyoruz. Bazı bölgelerde yalak adını alan bu havuzlara, bu bölgede muar dendiğini öğreniyoruz. Bir süre sonra sağa Tahtalı Dağına doğru Çukur Yaylaya yol ayrılmaktadır. Çukur Yaylaya gidecek zamanımız kalmadığından bu turumuzda gidemiyoruz. Sola devam ederek Devasa büyüklükteki Çınar Ağacını geçerek Ovacık Köyüne doğru orman içerisinde ilerliyoruz.

Parkur içerisinde belirli noktalarda su kaynakları bulunsa da tedbirli olmanızda fayda vardır. Yanınızda en az 1-1,5 litre su bulundurmanız tavsiye edilir.

Daha fazlasını göster external

4 yorum

Bu rotaya veya rotayı