-
-
409 m
116 m
0
1,6
3,2
6,46 km

4 kere bakıldı , 0 kere indirildi

yer Akıncı, Sakarya (Türkiye)

Eylülün başı ama yazın en sıcak günlerinden biri olmalı. Yürüyüşe başlayacağımız nokta henüz ağaçların gölgesine uzak. Beşiktaş Dere’nin koruyucusu Kamuran Bey’in ev sahipliğinde yabana doğru atıyoruz ilk adımlarımızı. Her fırsatta vadinin ne kadar zengin bir doğa alanı olduğunu anlatmaya çalışıyor bize.

Daha parkurun başında, bir çölün ortasındaymışçasına karşımıza çıkan geniş bir kaktüs topluluğu ile şaşırıyoruz zaten. Bulundukları yükseklik ve coğrafyaya son derece aykırılar çünkü. Birkaç adım sonra ise ayaklarımızın altındaki kayaların üzerinde çeşit çeşit fosil karşılıyor bizi. Hepside Anadolu’nun bir zamanlar Tetis adı verilen büyük bir denizin altında olduğu yaklaşık 65 milyon önce yaşamış deniz canlılarına ait olmalı.

İzlediğimiz patika mevsimin son kelebeklerinin kanat çırpışları arasında kıvrılıyor. Sarı azamet ve Çokgözlü Maviler içlerinde en rahat seçilenler. Daha büyükçe olan Kırlangıç kuyruklarda göz alıyor.

Kısa sürede Beşiktaş Dere’ye ve onun içinde aktığı vadiye ulaşıyoruz. Artık yüksek ağaçların altındayız ve güneşin yakıcı etkilerinden uzağız. Yaz sonu olmasının da etkisiyle deredeki su miktarının oldukça azalmış olduğunu görüyoruz. Küçük çavlanlar kaybolmuş, şelaleler ise mayıs ayındaki görkemlerini kaybetmişler. Gene de varlıkları vadinin o yaban güzelliğini tamamlıyor.

Zaman zaman oldukça dikleşen patikada yavaş ve dikkatlice ilerliyoruz. “Tabiat Baba” anıtının olduğu noktada ise artık dere ile kucaklaşmanın zamanı geliyor. Suyun serinliği uzun bir mola için fazlasıyla davetkar, biz de kırmıyoruz onu. Kafamızı kaldırdığımızda pembemsi renkleriyle Papaz külahları göz kırpıyor bize, ayaklarımızın altında ise yaklaşan sonbaharın etkisiyle dökülmüş çeşit çeşit yaprağın renk cümbüşü.

Parkurun son ama günün belkide en eğlenceli bölümündeyiz artık. Dereden ayrılmadan önce iki küçük ve derince göl bizi bekliyor. Su bazı arkadaşlarımız için karşı konulamayacak kadar cazip görünüyor olmalı ki davetine karşı koyamayanlar buz gibi sulara bırakıyorlar kendilerini, kıskanmamak ise mümkün değil …

Günün sonuna doğru acıkan karınlarımızın gurultusu tüm vadiyi kaplamış olmalı. Kamuran Bey’in ev sahipliğinde hızla yemek düzenimizi alıyoruz. Biberlerin, soğanların, sarımsakların ateşle dansı başlıyor ve tabiî ki sucukların… Peşine demli bir çaya hayır denebilir mi ki peki ? Artık ayrılma vakti geliyor ama ev sahibimizin bizi bırakmaya hiç niyeti yok. Bahçesindeki incirlerin, üzümlerin tadına bakmamızı şart koşuyor. Sana, komşularına ne kadar teşekkür etsek azdır Kamuran Bey. Beşiktaş Vadisi’ni korumak için verdiğiniz mücadelede yolunuz açık olsun…

Yorumlar

    You can or this trail