-
-
288 m
24 m
0
2,4
4,9
9,77 km

9 kere bakıldı , 0 kere indirildi

yer Dikenli, Kocaeli (Türkiye)

Birkaç gündür yağan kar şehir için bile yeterince endişe vericiyken kırlar, tepeler kimbilir ne haldeydi. Kar kalınlığı yarım metreyi aşmış olmalıydı. Hazırlıklarımızı bu yönde yaptık. Aracımız yürüyüşe başlayacağımız Dikenli Köyü’ne yaklaşırken yol boyu gördüğümüz manzara ise bu endişelerimizin yersiz olduğunu söylüyordu. İlk cemre havaya düşmüştü anlaşılan, beyaz örtü hızla eriyordu.

Parkur hakkında ufak bir bilgilendirmeden sonra karla kaplı zeminde attık ilk adımlarımızı . Tepemizde pırıl pırıl parlayan bir güneş var ve sıcaklık yürümek için ideal. Daha araçtayken gördüğümüz küçük bir sincap, tilki ve yaban domuzlarının karda bıraktığı izler ve muhtemelen gene bir tilkiye ait eski bir kafatası bölgenin yaban hayatı hakkında fikir veriyor yürüdükçe bize.

Başlangıçta meşelerin sonra kayınların arasında yavaş yavaş alçalan patikayla beraber ilerliyoruz. Eriyen kar sularının beslediği küçük ırmaklar çıkıyor karşımıza ama engel olmuyor adımlarımıza. Yavaş yavaş kar da azalıyor zaten. Yurtdışında “Noel Gülü” olarak bilinen Danabağırtanlar yeşil çiçeklerini çoktan açmışlar. Onlara kayaların ısıtıp erittiği alanlarda küçük pembe çiçekleriyle sıklamenler eşlik ediyor. Turuncuya kaçan sarılarıyla mevsimin ilk çiğdemlerini de unutmamak lazım…

Küçük molalarla yola devam ediyoruz. Gökyüzünün mavisi göz alıcı. Arasıra tepemizde dönen bir şahin tadını çıkarıyor olmalı bu mavinin. Yer de ise Kızılgerdanlar var. Diğer türlerin aksine, önümüzdeki bir dala konup kısa bir sürede olsa tüm güzelliklerini sunacak kadar da cömertler.

Parkurun genelindeki kaya yüzeylerinde fosiller hakim. Anadolu’nun Tetis denilen büyük bir denizin altında olduğu zamanlardan kalma bu izler meraklıları için son derece ilgi çekici.
Yürüyüşün sonuna doğru yatağının sınırlarını zorlayan Büyükdere ve karşı yamaçta, onun hemen üzerinde kurulu Hacıllı Köyü giriyor görüş alanımıza. Büyükdere o kadar yükselmiş ki karşıya geçmek için kullandığımız toprak yol çoktan sular altında kalmış. Yolu uzatarak birkaç kilometre aşağıdaki beton köprüyü kullanmaktan başka seçeneğimiz kalmıyor. Ama önce Hacıllı Şelalelerini görmeliyiz.

Şelalelerden gelen küçük ve şirin dereyi de tıpkı Büyükdere gibi kabarmış buluyoruz ama. Çoğu zaman birkaç küçük sıçrayışla aştığımız noktaları geçmek için şimdi ya suya girmemiz gerekiyor ya da paçaları sıvamamız. Hangisi kolayına gelirse onu tercih ediyor grup üyeleri ve kısa bir sürede hedefimize ulaşıyoruz.

İlk önce aşağıdaki, düşerken iki kola ayrılan büyük şelale karşılıyor bizi. Eriyen karların verdiği coşkuyla en haşmetli zamanında olmalı. Üst tarafta ise hem derenin üzerinde ikinci bir şelale var hem de Gürlek Mağarası’ndan çıkan bir üçüncüsü. Üçünden düşen suyun birlikte çıkardığı uğultu ise müthiş. Duru yeşil renkleriyle şelalelerin altında duran göllere bakmak bile ayrı bir keyif veriyor insana.

Günü bu doğa güzellikleriyle taçlandırmanın verdiği keyifle dönüş yolunu tutuyoruz. İlk önce köprüye sonra da Hacıllı’ya ulaşmak fazla vaktimizi almıyor. İçinde ıslak giysilerimizi kuruları ile değiştireceğimiz aracımız bizi bekliyor. Acıkan karınlarımız için hazırlıklara başlamak ise sonraki adım. Közde pişen sucuğun, soğanın, sarımsağın tadıda her zaman bir başka oluyor. ..

Yorumlar

    You can or this trail