Moving time  2 saat 46 dakika

süre  3 saat 41 dakika

Koordinat sayısı 1467

Uploaded 23 Mart 2019 Cumartesi

Recorded Mart 2019

-
-
87 m
-1 m
0
2,1
4,2
8,43 km

18 kere bakıldı , 0 kere indirildi

yer Adalan, İstanbul (Türkiye)

HEYBELİADA KOLAY YÜRÜYÜŞ

Marmara Denizi'nin kuzeydoğu kesiminde yer alan 9 adadan (prens adaları) biri olan, eski adı geçmişte bakır madeni çıkarılması nedeniyle "Bakır" anlamına gelen "Halki"dir. İstanbul'un en çok rağbet gören sayfiye yerlerinden biri olan Heybeliada'nın gezilecek yerlerini tanıyalım... Büyükada'dan sonra İstanbul'un en büyük adası, yaz ve kış nüfusunun en yoğun olduğu ikinci ada olan Heybeliada'nın ismi, uzaktan yere bırakılmış bir heybeye benzediği için Heybeliada konmuş. Şimdi yemyeşil bir güzellik içinde bulunan Heybeliada'nın gezilecek yerlerinden bazılarını tanımaya çalışalım.



Vapurdan indiğiniz an, deniz sesine karışan Rum müzikleri çalınır kulağınıza Heybeliada'da. İstanbul'a bu denli yakın olup, bir o kadar şehir havasından uzak kalabilen bir sahil kasabasını gezmeye hazırsanız, gelin görülmeye değer yerlere birlikte bir göz atalım. İşte detaylarıyla Heybeliada gezilecek yerler listemiz.

Bir ada insana bir deniz, bir kum, bir de şiir gibi bir gün batımından başka ne sunabilir? İşte Prens Adaları'nın en bakiri Heybeliada, kucakladığı koskoca bir tarih ve muhteşem bir doğayla beklentilerinizden çok daha fazlasını önünüze koyuyor. Henüz denizin üzerinde adım adım yaklaşırken kendine has dokusunu hissedebileceğiniz Heybeliada gezilecek yerler açısından sunduğu tarih dolu miras ile keşfedilmek için bir günden fazlasını hak ediyor.



Heybeliada Gezilecek Yerler Listesi
Bahar ayları yaklaştıkça, kaçılabilecek en yakın tatil rotalarından biri olarak karşımıza çıkan Heybeliada, daracık sokaklarında gezebileceğiniz, mis gibi deniz havasını içinize çekebileceğiniz ve tarih kokan mimarilerinin kapılarını aralayabileceğiniz eşsiz bir durak. Heybeliada'ya günübirlik de olsa gitmeden önce, bu gezi rehberine mutlaka bir göz atın!

1. Aya Yorgi Manastırı
Diğer adıyla Uçurum Manastırı diye anılan ve bu lakabı uçurumun kenarında konumlanmasından alan Aya Yorgi Manastırı, 1500'lerde inşa edilmiş pembe renkli bir mimari ve ağaçların arasındaki muhteşem manzarası ile hem doğaya, hem de tarihi bir yapıya tanıklık etmenize olanak tanıyor.

2. Heybeliada Ruhban Okulu
Heybeliada Heybeliada Ruhban Okulu Özünde, Aya Triada isminde bir 9. yüzyıl inşası olan bu yapı, zaman içerisinde din adamı yetiştirmek amacı güden bir Rum Ortodoks Ruhban Okulu görevi görmüş; ancak kapatıldığı günden bu yana konferans, sergi ve festival gibi çeşitli etkinliklere ev sahipliği yapıyor.



3. Aya Nikola Rum Ortodoks Kilisesi (Büyük Rum Kilisesi)
İsa'nın on iki havarisinin tasvirine ev sahipliği yapan Aya Nikola Rum Ortodoks Kilisesi kıpkırmızı görkemli yapısı ve Rum üslubuna uygun mimarisi ile Heybeliada gezilecek yerler arasında öne çıkıyor. Denizcilerin azizi olarak bilinen Nikolaos'a ithafen yapılan bu kilisenin iç mimarisinde altın yaldızlı kabartmalardan mermerlere liturjik öğelerden barok detaylara kadar özenli bir mimari sizleri bekliyor.

4. İsmet İnönü Evi Müzesi
Geçirdiği bir rahatsızlık sonucu inzivaya çekilmek için Heybeliada'nın temiz havasını ve doğasını seçen İsmet İnönü'nün yaşantısına ve Atatürk'ün hediye ettiği ev mobilya ve eşyalarına bugün tanıklık etmenize olanak tanıyan İsmet İnönü Evi Müzesi, tarih boyunca sahne olduğu hayatta kesintileri dün gibi gözler önüne seriyor.



5. Hüseyin Rahmi Gürpınar Müzesi
Yazar Hüseyin Rahmi Gürpınar'ın 32 yıllık yaşantısına şahit olan evi 2000 yılından bu yana müze olarak ziyaretçilerini ağırlıyor. Yazarın kişisel eşyalarından mobilyalara, tablolardan arşivlerine kadar o dönemlere ait birçok tarihi detay barındıran Hüseyin Rahmi Gürpınar Müzesi'ni mutlaka gezmeli ve yazarın hayatından kesitlere şahit olmalısınız.

6. Beth Yaakov Sinagogu
Heybeliada'ya gelen Yahudi yazlıkçıların sayıca çoğaldığı 1940'lı yıllarda doğan ihtiyaç üzerine, 1953 yılında yaptırılan Bet Yaakov Sinagogu, günümüzde Heybeliada'nın sıkça ziyaret edilen tarihi yapıları arasında bulunuyor.

7. Deniz (Bahriye) Lisesi

Tarihte ilk olarak 1773 senesinde kurulan ve zaman içerisinde isim değişikliklerine uğrayan bu tarihi eğitim binası, yıllardır verdiği yabancı dil ağırlıklı askeri lise eğitimine, 31 Temmuz 2016 tarihinde OHAL kapsamında çıkartılan kanunun ardından son vermesiyle hatırlanıyor. Yüzyıllık tarihi askeri bina, günümüzde yalnızca ziyaret edilecek bir yapı olarak görev görüyor.

8. Sanatoryum
İsviçre'deki bir sanatoryumdan ilham alınarak 1924 senesinde, Atatürk'ün emriyle inşa edilen Heybeliada Sanatoryumu, dönemin verem hastalığına çözüm bulunduğu yer olarak dikkat çekiyor. Aynı zamanda verdiği tıp eğitimiyle Siyami Ersek gibi yerli ve hatta yabancı doktorlar yetiştirmesi ile de hatırlanan Heybeliada Sanatoryumu, maalesef kapatıldığı 30 Eylül 2005 tarihinden bu yana yalnızca kültürel bir ziyaret noktası olarak öne çıkıyor.



9. Alman Koyu
Sarp bir yolu olan Alman Koyu, Heybeliada'nın denize girilebilecek en güzel koylarından biri ve dik merdivenleri, taşlı plajıyla öne çıkıyor. Güneydoğu'ya bakan bu koy daima güneşli ve muhteşem gün batımlarına sahne olmakta.

10. Değirmen Tepe
136 metre yükseklik ile adanın dört tepesinden en yükseği olan Değirmen Tepe, eski ismiyle Papaz Tepesi; görülmeye değer bir manzaranın yanı sıra, bir de Papaz Okulu'na ev sahipliği yapmakta ve Heybeliada gezilecek yerler listesinde mutlaka bulunması gerekiyor.


Heybeliada Ulaşım
İstanbul'dan Heybeliada'ya ulaşmak için her iki yakadan da deniz yolculuğu yapabilirsiniz. Heybeliada'ya Bostancı, Kadıköy ve Kabataş'tan kalkan motorlar ve de vapurlarla kolaylıkla varabilirsiniz. Bostancı'dan yarım saatte Kabataş'tan da sadece 1 saatte bu sakin adaya ulaşabilirsiniz.

12:00 de Heybeliada vapur iskelesi önünde toplanıp bir çay içtikten sonra; Ada konaklarını seyrederek ünlü ruhban okulunu görüp ada sahillerinde yaklaşık 10 km yürüyeceğiz. Rum Kilisesi, Alman Koyu, Terki Diyar Kilisesi, Sanatoryum, gibi yerleri gördükten sonra 18:00 itibariyle dönüşe geçeceğiz.

Herkes kahvaltısını yapmış olacağından, öğle yemeğimizi piknik şeklinde yanımızda getirdiklerimizle yapacağız.

Not: Hava durumuna göre giyinelim. En az 1 litre su ve yiyeceğiniz yanınızda olmalı. Herkes ilk yardım malzemelerini yanında bulundurmakla sorumludur. (sargı bezi, yara bandı vs.)

ŞEHİR HATLARI : EMİNÖNÜ : 10:10 KADİKÖY : 10:30

http://www.sehirhatlari.istanbul/tr/seferler/eminonu-kadikoy-adalar-3485.html

https://www.adalarvapursaatleri.com

FAALİYET SORUMLUSU : Erol GEYGEL :0545 658 48 73

View more external

Dini mimari

Süslü mezar

Heybeliada’da hazin bir aşk hikayesi olan Süslü Mezar’ı ziyaret etmeden dönmeyin! 19. yüzyılda Büyük Britanya İmparatorluğu’nun Gemlik Konsolosu Spyridon Kanglaris’in, erken kaybettiği güzeller güzeli eşi Sevasti için yaptırdığı anıt, ihtişamı ile büyülüyor. Eşinin ölümünün ardından 4 Ağustos 1868 tarihinde yaptırdığı anıtta yer alan sözler eşini ne kadar çok sevdiğinin kanıtı olarak gösteriliyor. İşte o sözler; “Saygıdeğer Sebaste Kangelaris Pellone; Erdemi, anlayışı ve dindarlığı, seçkin eşinin eş sevgisiyle takdir edilmiş; çocukları için özverili anne, yoksullara karşı iyiliksever, herkese karşı hoşgörülü; Bizans’ta soylu bir aileden gelen ve Heybeliada‘da herkesin yas tuttuğu 8 Ağustos 1866 tarihinde yaşamını yitiren Sebaste Kallegaris Pellone’ye çocuklarıyla birlikte her zaman yas tutan eşi Spiridon Kallegaris acı gözyaşlarıyla kaderine ağlayarak ithaf eder.” (Çeviri: Dimitri Demirtzis) Spyridon Kanglaris ölümünün ardından eşinin anıtın hemen yanı başına defnedilir. Altındaki tepenin yamacında, Başrahip Procopius Arapoğlu tarafından 1910 yılında hizmete açılan mermer bir kuyu bulunmakta olup, sarnıçtan halen günümüzde su çekiliyor. Heybeliada’da Süslü Mezar’ı nasıl ziyaret ederseniz? Heybeliada Aya Yorgi Manastırı yolu üzerinde bulunan mezar ziyarete sürekli açık. Ancak anıtı çevreleyen demir parmaklıklar arasında vitray camlar kırılmış durumda. Mermerlerin büyük bir bölümü çatlamış ancak yine de kabartmalar, Rumca yazılar, heykeller ve anıt 147 yıldır sağlam. Hatta ziyaret sırasında sarnıçtan su bile çekebilirsiniz. Bu arada halk arasında İngiliz Mezar’ı olarak da bilindiği için yön sorarken dikkate almayı unutmayın. KAYNAK: Görsel ve içerik alıntılar İstanbul Dergisi 1998 yılı sayı 25, sayfa 121-122 de yer alan Özgür Kahraman’ın Heybeliada’nın “Süslü Mezar’ı “adlı yazısından alınmıştır.
fotoğraf

Ismet inönü evi

Heybeliada İsmet İnönü Evi (İnönü Vakfı’nın aynı adlı broşüründen alınmıştır.) İsmet Paşa ile Heybeliada ilişkileri 1924 yılında başladı. Paşa, o tarihte bir rahatsızlık geçirir. Başta Gazi Paşa olmak üzere doktorlar mutlak istirahat önerirler. Heybeliada seçilir ve bu ev, eşyalı olarak kiralanır. Ailece buraya yerleşirler. Ada’nın etrafında çamlık yollarda turlar atılır, gezintiler yapılır. Ağaç cinslerine merakı burada başlar. Sağlığı süratle düzelmektedir. Fakat, Ada sefası uzun sürmez. Doğu’da Şeyh Sait isyanı başlamıştır. Gazi Paşa, kendisini Ankara’ya çağırmıştır. Kısa bir süre içinde başbakanlığa tekrar atanır. Aile çoğalmıştır. Ömer’e, Erdal ve Özden de katılır. Her yaz, Heybeliada’ya gelmektedirler. Denize girilmekte, gezintiler yapılmakta; çocuklar tenis oynamakta ve bota binmektedirler. Kirada oturdukları evi, 1934 yılında satın almayı düşünürler. Eve, mobilyalı olarak 25 bin lira istenir. Gazi Paşa, eşyasız olarak satın almasını önerir. Zira, o zaman için, bu parayı çıkıştırmak oldukça zordur. Pazarlık edilerek, 9.500 liraya anlaşırlar. Evin yeni eşyasını Gazi Paşa hediye eder. Bugünkü eşyalar, yüzleri yenilenmiş olarak o zamandan kalmadır. İsmet Paşa, 1937 yılının Eylül ayında başbakanlıktan ayrıldıktan sonra Ada’ya uzunca bir süre için yerleşir. Yeni başbakan olan Celal Bayar, kendisini Ada’da ziyaret eder. 1938-1950 yılları arasında, yani cumhurbaşkanlığı döneminde, maiyetinin de kalabalıklığı yüzünden Florya ve Yalova tercih edilirse de aile Ada’dan kopamaz. Mevhibe Hanımla çocuklar, kısa süreler de olsa, yazlarının bir kısmını burada geçirirler. Ada’daki ev, eski canlılığını 1950-1960 yılları arasında tekrar bulur. Muhalefet yıllarında, yazların çoğu burada geçirilir. Ünlü çivilemeler, plajın tahta iskelesinden yapılır. Onun bir kolu sıyrılmış askılı mayosu ile giysileri herkesçe bilinir, gazetelerde resimleri yayımlanır. Plaja eşiyle iner. Çocuklar ve gençler, hemen etrafını sararlar. Kafile halinde tahta iskeleye yürünür. Paşa, çivilemesini yaparken tramplene tünemiş gençler ve çocuklar da hurya hep birlikte denize atlarlar. Mevhibe Hanım, denizde kalış sürelerini kolundaki saatle hep kontrol eder. Bu gittikçe uzayan bir süreç halinde olur. Plaja yaya gidilir ama dönüş faytonla olur. Eve dönülünce, Paşa bir saat kadar uyur. Öğle yemeği için, kravat ve yeleğine kadar giyindikten sonra sofraya öyle oturur. Öğleden sonra tekrar pijama giyilir ve uykuya yatılır. Paşa, çok kimseye bu alışkanlığını aşılamıştır. Akşamüstü, balkonda çay içilir. Genelde konukları da vardır. Yoldan geçenlerin selamlarını alır ve onlara el sallar. Bazen, yukarı çıkıp elini de öperler. Akşam yemeği içerde yenilir. Zaman zaman bütün aile sofradadır. Erdal, “komşu kızı” Sevinç Sohtorik ile nişanlandıktan sonra babasının, evlendikten sonra da kayınpederinin evinde kalmaya başlar. Akşam yemeğinde İnönü yemeğine dikkat eder. Çünkü ertesi sabah tartılacaktır. Başta, İsmet Paşa, hem yürüyüş olsun diye iskele civarındaki eczaneye gidip orada tartılır. Daha sonra, banyoya bir terazi konulur. Ayrıntılara kadar dikkatli olan İnönü’nün bu terazisi, tabii bir kantarlı terazidir, gramına kadar gösterir. Muhalefet liderinin 1950 ile 1960 arasında işleri çoktur. CHP, 1950’de bir yenilgi ile muhalefettedir. Partide çeşitli eğilimler ve cereyanlar vardır. Mevhibe Hanım’ın misafirlerinin çoğu CHP’li politikacılardır. Neyse ki, “Son Vapur” ile dönmek mecburiyetindedirler. 1954 seçimleri, daha da kötü sonuçlanınca Paşa’nın işi büsbütün zorlaşır. Ancak 1956’ya doğru partinin inişini durdurabilir. Cumhuriyetçi Millet Partisi ile Hürriyet Partisi’nin ileri gelenleri de Heybeliada’daki ziyaretçilere eklenir. İşbirliği görüşmeleri, Taşlık ve Ada’daki evlerde sürer gider. Birçok protokoller imzalanmıştır. Tanınmış politikacılar, yemek masasının da konuklarıdırlar. İşbirliği yapmak isteyenler, hep hakkından fazlasını istemektedirler. İsmet Paşa, kendi partisinin yöneticilerine, “ötekilerin delileriyle uğraşmaktan bıktım, bir de karşıma siz çıkmayın!” sözünü Ada’daki bu evde söylemiştir. 27 Mayıstan sonra ve başbakanlığı döneminde Ada’daki evin trafiği azalır. Zaman zaman yaz aylarında, ev gene açılmakta ve misafir ağırlanmaktadır. Yahut, Maltepe’deki Ömer’in evinden vapurla Ada’ya geçilmekte ve birkaç gün kalınmaktadır. İsmet Paşa, berberi Yani’yi gene evine her sabah tıraş için çağırmakta, saçını kestirmek için ise onun çarşıdaki dükkanına gitmektedir. Başbakanlık döneminde Maltepe daha ayaküstüdür ve pazar akşamları trene binip Ankara’ya dönme kolaylığı vardır. İsmet İnönü başbakan değilken, baş misafirleri CHP’nin genel sekreteri İsmail Rüştü Aksal ile eşi Jale Aksal’dır. Genellikle çalışma odasında, akşam üzerleri de balkonda “Ortanın solu” fikrini oluşturmaktadırlar. Bu fikir, Ada’daki bu evde kotarılıp partiye ve kamuoyuna sunulmuştur. Evin başka ziyaretçileri, unutulmaz gazetecilerdir ki bunlar genç, dinamik ve işleri gereği, kapıdan atılsa pencereden girebilen muhabirlerdir. İnönü, burada birçok basın toplantısı düzenlemiştir. Karşılıklı birçok atlatmaca oyunları da oynanmıştır. Heybeliada’daki evin hüzünlü dönemi 1973 sonrasıdır. İsmet İnönü artık yoktur. 25 Aralık 1973’te Ankara’daki Pembe Köşk’te 89 yaşında gözlerini kapamıştır. Ada’daki ev, ilk yazlar açılmaz. Mevhibe Hanım, Kartal’dadır. Fakat, Ada’daki ev hasreti, giderilemez bir hasrettir. Üstelik gelini Sevinç de bir Ada çocuğudur. Bazı yazlar, Ada’daki ev açılmakta temizlettirilmekte, Mevhibe Hanım oraya geçmekte ve Erdal ile Sevinç de onunla birlikte olmaktadırlar. Erdal ve Sevinç de, orada hayatı canlı halde tutabilmişlerdir. Fakat evler de insanlar gibi doğanın hışmına maruzdurlar. Yılların evi, hele arkasındaki güzelim bahçe ve setler, yavaş yavaş terk edildikleri yalnızlık içinde çökmektedirler. Tek çare evin özel bir ev olmaktan çıkarılıp, İsmet İnönü Vakfı tarafından, bir müze değil, dışarıda da örnekleri bulunduğu gibi bir “İsmet İnönü Evi” haline getirilmesiydi. Bunun sağlanması için ev, İnönü ailesi tarafından İnönü Vakfı’na bağışlanmış ve bu bina, gördüğünüz hale birçok dostumuzun katkısıyla getirilmiştir. Bunun yaşaması, hatta geliştirilmesi o dostlarımızın ve yenilerinin, hele Heybeliadalı’ların esirgemiyecekleri katkısıyla gerçekleşecektir. HEYBELİADA İNÖNÜ EVİNİN AÇIK OLDUĞU ZAMANLAR VE ERİŞİM ADRESLERİ: Heybeliada İnönü Evi pazartesi günü hariç hergün saat 10.00-17.00 arasında açıktır. Adres: Refah Şehitleri Cd.No:67 Heybeliada-İSTANBUL Telefon : 0 216 351 84 49
Arkeolojik sit

Ruhban okulu

Ruhban Okulu Özünde, Aya Triada isminde bir 9. yüzyıl inşası olan bu yapı, zaman içerisinde din adamı yetiştirmek amacı güden bir Rum Ortodoks Ruhban Okulu görevi görmüş; ancak kapatıldığı günden bu yana konferans, sergi ve festival gibi çeşitli etkinliklere ev sahipliği yapıyor. Heybeliada Ruhban Okulu ne zaman ve nasıl kuruldu? 19. yüzyılda, Fener Rum Patrikhanesi, Ortodoks milletler arasında dini birliği korumak amacıyla bir teoloji okulunun açılmasını gündeme getirdi. 9. yüzyılda yaptırılan Heybeliada’daki Ayia Triada Manastırı, Patrik 4. Germanos tarafından 1 Ekim 1844’de Heybeliada Ruhban Okulu olarak açıldı. Ortodokslar için önemi nedir? Ruhban Okulu, Ortodoks âleminde, Atina Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nden sonra kurulan akademi düzeyindeki ilk okul olma özelliği taşıyordu. Tüm Ortodoksların okulu olduğu için ayrı bir anlamı vardı. Hangi statüde eğitim veriyordu? Heybeliada Ruhban Okulu açılışından 1923 yılına kadar Yüksek Ortodoks Teoloji Okulu adını taşıdı. 1844-1915 yılları arasında yedi sınıflıydı. Bunların dördünde lise, üçünde teoloji eğitimi veriliyordu. 1915 -1918 yılları arasında Birinci Dünya Savaşı nedeniyle burada da eğitime ara verildi. 1918 -1923 yılları arasında ortaöğretimsiz beş yıllık yüksek okul statüsüne yükseltildi. 1923 -1951 yılları arasında dört yıl ortaokul ve üç yıl teoloji eğitimi, 1951-1971 yıllarında dört yıl lise ve üç yıl teoloji eğitimi verildi. Okula, yabancı öğretmen ve öğrenci kabul ediliyor muydu? Okul, Demokrat Parti iktidarının izniyle, 1950- 1964 yıllarında başta Balkan ülkeleri olmak üzere, Mısır, Etyopya, Suriye ve Britanya’dan gelen yabancı öğrencileri kabul etti. Ancak 1964’te güvenlik gerekçesiyle, yabancı öğrenci yasaklandı. Kaç mezun verdi? 127 yılda 1000’e yakın mezun verdi. Mezunlardan 12’si sonradan İstanbul Ortodoks Patriği oldu, ikisi İskenderiye Patriği, üçü Antakya Patriği, dördü Otosefal Atina Başpiskoposu, biri ise Otosefal Arnavutluk Başpiskoposu seçildi. Sadece din adamı mı yetişiyordu? Okulun amacı din adamı yetiştirmekti ancak mezunlarının sadece din adamı olacağı yönünde kesin bir sınır yoktu. Mezunları arasında öğretmen, akademisyen, diş hekimi gibi meslekleri tercih eden çok kişi vardı. Ne zaman ve neden kapandı? 1971’de Anayasa Mahkemesi tarafından bütün özel yükseköğretim kurumlarının bir devlet üniversitesine bağlanması kararlaştırıldı. Heybeliada Ruhban Okulu da ‘özel yüksekokul’ statüsünde değerlendirildi. Okulun varlığını sürdürebilmesinin ancak Türk üniversitelerinden birisine veya bir ilahiyat fakültesine bağlanarak mümkün olabileceği belirtildi. Patrikhane’nin, okulun Türk üniversitelerine bağlanmasını istememesi üzerine Heybeliada Ruhban Okulu kapatıldı. Patrikhane, okulun bir üniversiteye bağlanmasına niye karşı çıkıyor? Patrikhane, okulun ruhani papaz yetiştirmek üzere yatılı bir okul olarak kurulduğunu belirtiyor. Herhangi bir üniversiteye bağlı normal bir tedrisatta, öğrenciler derslerini gördükten sonra okuldan ayrılırsa Ruhban Okulu’nun amacına ulaşamayacağı düşünülüyor. Ruhban Okulu’nda yalnız Ortodoks ilahiyatı okunuyordu. Okulun bir üniversite bünyesine alınması sonucunda Protestanlar, Ermeniler, Katolikler, Süryanilerin de eğitime katılabileceği ve okulda sadece Ortodoks teolojisi verilemeyeceğine yönelik endişeler bulunuyor. Bu nedenle, Patrikhane, hiçbir üniversiteye bağlı olmadan okulun MEB denetiminde açılmasını ve okula yabancı öğretmen-öğrenci alınmasına da izin verilmesini istiyor. Patrikhane’nin istediği gibi MEB’e bağlı yüksekokul statüsünde açılması için ne tür yasal değişiklikler gerekiyor? Anayasa’nın 130. maddesi, bilimsel özerkliğe sahip üniversitelerin devlet tarafından kanunla kurulmasını öngörüyor. Aynı maddede ‘Kanunda gösterilen usul ve esaslara göre kazanç amacına yönelik olmamak şartıyla vakıflar tarafından devletin gözetim ve denetimine tabi yükseköğretim kurumları kurulabilir’ deniliyor. Ancak Anayasa’nın 132. maddesinde, ‘Sadece TSK ve Emniyet’e bağlı özel yüksek öğretim kurumları açılabilir’ ifadeleri var. Patrikhane’nin istediği statü için bu maddenin değiştirilmesi gerekiyor. Okulun Patrikhane’nin istediği statüde açılmasına itiraz nedeni ne? Okulun, bir üniversite bünyesinde olmadan ‘Ortodoks Teolojisi’ konusunda eğitim vermesinin, Türkiye’deki bazı tarikatların ‘Biz de kendi okulumuzu açalım’ demesine neden olacağı ileri sürülüyor. MEB ve YÖK’ün yaklaşımı nasıl? Ruhban Okulu, hükümetin, AB üyeliği çerçevesinde konuyu gündeme getirdiği 2003 yılından itibaren MEB ile YÖK arasında gerginliğe neden oldu. MEB, “Okul, YÖK’e bağlanmalı. Bunun için de 2547 sayılı YÖK Yasası değiştirilmeli. Bizim okulu denetlememiz zor olur” derken dönemin YÖK Başkanı Prof. Dr. Erdoğan Teziç, “YÖK Yasası’nın Atatürk ilkelerine bağlılık gibi temel hükümleri var. Ruhban Okulu’nun bu ilkelere uymasını nasıl sağlayacağız?” itirazıyla, okul üzerinde YÖK otoritesinin kurulamayacağını öne sürmüştü. Bugüne dek ne formüller düşünüldü? 2004 yılında hükümet tarafından, Ruhban Okulu’nun Milli Eğitim Bakanlığı denetiminde, vakıf bünyesinde iki yıllık önlisans programı şeklinde eğitim verebileceğine ilişkin bir formül geliştirildi. Bunun için yasa değişikliği öngörüldü ancak bir sonuca bağlanamadı. 2005 yılında ise Dişişleri Bakanlığı daha somut bir formül üzerinde durdu. Vakıf bünyesinde ve MEB denetiminde açılması öngörülen okul için Bakanlar Kurulu’nda özel karar alınacaktı. Türkiye ile Yunanistan arasındaki ‘karşılıklılık’ ilkesine göre alınacak karar gereğince, okulun açılması için Yunanistan’a ‘Gümülcine Celal Bayar Lisesi’ndeki Türk öğretmen sayısını artırın’ koşulu sunulacaktı. Ancak bu formül de tutmadı.

7 yorum

  • Fotoğraf erolgeygel

    erolgeygel 16.Nis.2019

    Marmara Denizi'nin kuzeydoğu kesiminde yer alan 9 adadan (prens adaları) biri olan, eski adı geçmişte bakır madeni çıkarılması nedeniyle "Bakır" anlamına gelen "Halki"dir. İstanbul'un en çok rağbet gören sayfiye yerlerinden biri olan Heybeliada'nın gezilecek yerlerini tanıyalım... Büyükada'dan sonra İstanbul'un en büyük adası, yaz ve kış nüfusunun en yoğun olduğu ikinci ada olan Heybeliada'nın ismi, uzaktan yere bırakılmış bir heybeye benzediği için Heybeliada konmuş. Şimdi yemyeşil bir güzellik içinde bulunan Heybeliada'nın gezilecek yerlerinden bazılarını tanımaya çalışalım.

  • Fotoğraf erolgeygel

    erolgeygel 16.Nis.2019

    Vapurdan indiğiniz an, deniz sesine karışan Rum müzikleri çalınır kulağınıza Heybeliada'da. İstanbul'a bu denli yakın olup, bir o kadar şehir havasından uzak kalabilen bir sahil kasabasını gezmeye hazırsanız, gelin görülmeye değer yerlere birlikte bir göz atalım. İşte detaylarıyla Heybeliada gezilecek yerler listemiz.

    Bir ada insana bir deniz, bir kum, bir de şiir gibi bir gün batımından başka ne sunabilir? İşte Prens Adaları'nın en bakiri Heybeliada, kucakladığı koskoca bir tarih ve muhteşem bir doğayla beklentilerinizden çok daha fazlasını önünüze koyuyor. Henüz denizin üzerinde adım adım yaklaşırken kendine has dokusunu hissedebileceğiniz Heybeliada gezilecek yerler açısından sunduğu tarih dolu miras ile keşfedilmek için bir günden fazlasını hak ediyor.

  • Fotoğraf erolgeygel

    erolgeygel 16.Nis.2019

    Heybeliada Gezilecek Yerler Listesi
    Bahar ayları yaklaştıkça, kaçılabilecek en yakın tatil rotalarından biri olarak karşımıza çıkan Heybeliada, daracık sokaklarında gezebileceğiniz, mis gibi deniz havasını içinize çekebileceğiniz ve tarih kokan mimarilerinin kapılarını aralayabileceğiniz eşsiz bir durak. Heybeliada'ya günübirlik de olsa gitmeden önce, bu gezi rehberine mutlaka bir göz atın!

    1. Aya Yorgi Manastırı
    Diğer adıyla Uçurum Manastırı diye anılan ve bu lakabı uçurumun kenarında konumlanmasından alan Aya Yorgi Manastırı, 1500'lerde inşa edilmiş pembe renkli bir mimari ve ağaçların arasındaki muhteşem manzarası ile hem doğaya, hem de tarihi bir yapıya tanıklık etmenize olanak tanıyor.

    2. Heybeliada Ruhban Okulu
    Heybeliada Heybeliada Ruhban Okulu Özünde, Aya Triada isminde bir 9. yüzyıl inşası olan bu yapı, zaman içerisinde din adamı yetiştirmek amacı güden bir Rum Ortodoks Ruhban Okulu görevi görmüş; ancak kapatıldığı günden bu yana konferans, sergi ve festival gibi çeşitli etkinliklere ev sahipliği yapıyor.

  • Fotoğraf erolgeygel

    erolgeygel 16.Nis.2019

    3. Aya Nikola Rum Ortodoks Kilisesi (Büyük Rum Kilisesi)
    İsa'nın on iki havarisinin tasvirine ev sahipliği yapan Aya Nikola Rum Ortodoks Kilisesi kıpkırmızı görkemli yapısı ve Rum üslubuna uygun mimarisi ile Heybeliada gezilecek yerler arasında öne çıkıyor. Denizcilerin azizi olarak bilinen Nikolaos'a ithafen yapılan bu kilisenin iç mimarisinde altın yaldızlı kabartmalardan mermerlere liturjik öğelerden barok detaylara kadar özenli bir mimari sizleri bekliyor.

    4. İsmet İnönü Evi Müzesi
    Geçirdiği bir rahatsızlık sonucu inzivaya çekilmek için Heybeliada'nın temiz havasını ve doğasını seçen İsmet İnönü'nün yaşantısına ve Atatürk'ün hediye ettiği ev mobilya ve eşyalarına bugün tanıklık etmenize olanak tanıyan İsmet İnönü Evi Müzesi, tarih boyunca sahne olduğu hayatta kesintileri dün gibi gözler önüne seriyor.

  • Fotoğraf erolgeygel

    erolgeygel 16.Nis.2019

    5. Hüseyin Rahmi Gürpınar Müzesi
    Yazar Hüseyin Rahmi Gürpınar'ın 32 yıllık yaşantısına şahit olan evi 2000 yılından bu yana müze olarak ziyaretçilerini ağırlıyor. Yazarın kişisel eşyalarından mobilyalara, tablolardan arşivlerine kadar o dönemlere ait birçok tarihi detay barındıran Hüseyin Rahmi Gürpınar Müzesi'ni mutlaka gezmeli ve yazarın hayatından kesitlere şahit olmalısınız.

    6. Beth Yaakov Sinagogu
    Heybeliada'ya gelen Yahudi yazlıkçıların sayıca çoğaldığı 1940'lı yıllarda doğan ihtiyaç üzerine, 1953 yılında yaptırılan Bet Yaakov Sinagogu, günümüzde Heybeliada'nın sıkça ziyaret edilen tarihi yapıları arasında bulunuyor.

    7. Deniz (Bahriye) Lisesi

    Tarihte ilk olarak 1773 senesinde kurulan ve zaman içerisinde isim değişikliklerine uğrayan bu tarihi eğitim binası, yıllardır verdiği yabancı dil ağırlıklı askeri lise eğitimine, 31 Temmuz 2016 tarihinde OHAL kapsamında çıkartılan kanunun ardından son vermesiyle hatırlanıyor. Yüzyıllık tarihi askeri bina, günümüzde yalnızca ziyaret edilecek bir yapı olarak görev görüyor.

    8. Sanatoryum
    İsviçre'deki bir sanatoryumdan ilham alınarak 1924 senesinde, Atatürk'ün emriyle inşa edilen Heybeliada Sanatoryumu, dönemin verem hastalığına çözüm bulunduğu yer olarak dikkat çekiyor. Aynı zamanda verdiği tıp eğitimiyle Siyami Ersek gibi yerli ve hatta yabancı doktorlar yetiştirmesi ile de hatırlanan Heybeliada Sanatoryumu, maalesef kapatıldığı 30 Eylül 2005 tarihinden bu yana yalnızca kültürel bir ziyaret noktası olarak öne çıkıyor.

  • Fotoğraf erolgeygel

    erolgeygel 16.Nis.2019

    9. Alman Koyu
    Sarp bir yolu olan Alman Koyu, Heybeliada'nın denize girilebilecek en güzel koylarından biri ve dik merdivenleri, taşlı plajıyla öne çıkıyor. Güneydoğu'ya bakan bu koy daima güneşli ve muhteşem gün batımlarına sahne olmakta.

    10. Değirmen Tepe
    136 metre yükseklik ile adanın dört tepesinden en yükseği olan Değirmen Tepe, eski ismiyle Papaz Tepesi; görülmeye değer bir manzaranın yanı sıra, bir de Papaz Okulu'na ev sahipliği yapmakta ve Heybeliada gezilecek yerler listesinde mutlaka bulunması gerekiyor.

  • Fotoğraf erolgeygel

    erolgeygel 16.Nis.2019

    Heybeliada Ulaşım
    İstanbul'dan Heybeliada'ya ulaşmak için her iki yakadan da deniz yolculuğu yapabilirsiniz. Heybeliada'ya Bostancı, Kadıköy ve Kabataş'tan kalkan motorlar ve de vapurlarla kolaylıkla varabilirsiniz. Bostancı'dan yarım saatte Kabataş'tan da sadece 1 saatte bu sakin adaya ulaşabilirsiniz.

    12:00 de Heybeliada vapur iskelesi önünde toplanıp bir çay içtikten sonra; Ada konaklarını seyrederek ünlü ruhban okulunu görüp ada sahillerinde yaklaşık 10 km yürüyeceğiz. Rum Kilisesi, Alman Koyu, Terki Diyar Kilisesi, Sanatoryum, gibi yerleri gördükten sonra 18:00 itibariyle dönüşe geçeceğiz.

    Herkes kahvaltısını yapmış olacağından, öğle yemeğimizi piknik şeklinde yanımızda getirdiklerimizle yapacağız.

    Not: Hava durumuna göre giyinelim. En az 1 litre su ve yiyeceğiniz yanınızda olmalı. Herkes ilk yardım malzemelerini yanında bulundurmakla sorumludur. (sargı bezi, yara bandı vs.)

    ŞEHİR HATLARI : EMİNÖNÜ : 10:10 KADİKÖY : 10:30

    http://www.sehirhatlari.istanbul/tr/seferler/eminonu-kadikoy-adalar-3485.html

    https://www.adalarvapursaatleri.com

You can or this trail