-
-
1.864 m
802 m
0
13
27
53,57 km

7963 kere bakıldı , 45 kere indirildi

yer  Doğangir, Çorum (Türkiye Cumhuriyeti)

İSKİLİP GASTRONOMİ VE YÜRÜYÜŞ YOLU

09 Haziran 2012 C.tesi günü İskilip'e ulaştım. İlk günümü İskilip'i tanımaya ayırdım.
Önce Misaki Milli İlk Okulunu yani Taş Mektebi ziyaret ettim. Zamanında taş işçiliğimizin ender örneklerinden olan Taş Mektebin bütün duvarlarının sıvanarak kapatılmış olduğunu görünce hala eğitim hizmeti vermekte olan bu yaşlı binaya yapılan işkenceye çok üzüldüm. Daha sonra Taş Mektebin hemen yanıbaşında sadece taş duvarları ayakta kalabilmiş olan başka bir taş binayı, eski Askeriye Kışlasını fotoğrafladım.
Osmanlı alimlerinden astronom Ali Kuşcu'nun damadı Şeyh Yavsi'nin camisini ve türbesini, karısı Sultan Hatun'un türbesini ziyaret ettim. Şeyhülislam Ebussuud Efendinin, Şeyh Yavsi'nin oğlu olduğunu ifade etmeliyim. Sonra İskilip Kalesinin yokuşuna vurdum kendimi. Kale eteklerinde bulunan M.Ö. 700 yıllarına ait 2 adet kaya mezarını inceledim. Kaleye girmeden önceki virajda şehrin arkasındaki Yivlik Tepeyi ve eteklerine yayılmış Ulaştepe Mahallesini resimledim. Kale surları İskilip'in hemen hemen tamamının görülebildiği bir noktadır. Kale dönüşümde eski çarşı bölgesinde bir zamanlar ünlü işliklerin bulunduğu arastaları aradım. Maalesef hepsi kapanmış. Son kalan tenekeci ve kalaycıyı ziyaret etmekle yetindim.
Gastronomi Yolunda ilk akşam yemeğimi ismine yakışır şekilde almalıydım. Şehri çevreleyen tepelere doğru güneş hızla alçalırken, Seyirtepe Lokantasında meşhur İskilip Dolmasını tatdım ve İskilip'i seyrettim.
İskilip'te bir Turizm Bürosu olmaması ne kötü. İlk gün insanlara sorarak öğrenebildiğim yerler bunlardı. Meğer daha başka güzellikler de varmış ve ben bunları yürüyüşümün sonunda İskilip'e tekrar döndüğümde öğrenecektim.
10 Haziran 2012; İskilip - Akpınar Köyü / 14 km
Gastronomi Yolu, Tosya yolu üzerinde 5 km kadar öteden Kireçköprü çeşmesinden başlıyor. 24 saat hizmet veren Yılmaz Taksi (Yılmaz Özel; 03645113630 – 05355264343) ile tanışmam şans oldu. Çok uygun bir ücret ile beni Kireçköprü çeşmesine taşıdı ve yürüyüşümün sonunda 50 km kadar uzaktaki Sorkun Köyüne gelip beni tekrar aldı. Bütün doğa sporu yapan arkadaşlarıma ulaşım açısından mükemmel lojistik hizmeti veren Yılmaz Taksiyi tavsiye ediyorum.
Devamlı yükselen dik bir parkurdayım. Bodur makilerle başlayan bitki örtüsü zamanla önce orta boy sonra büyük çam ağaçlarına dönüşüyor. Yol işaretlemeleri çok iyi, takibi kolay. Sık sık su kaynakları mevcut. İlk soluklanma noktası olan Ahmetçe Köyü meydanında yaşlı ninelerin bana ikram ettiği buz gibi ayranı içerken köyün Cazgırı Cevat Dilbaz beni karşıladı. Cazgırlık atadan kalma bir mesleği Cevat'ın. Beni tarlada çalışan ailesiyle birlikte öğle yemeğine davet etti. Yemeğimizi ve üzerine tarlasından topladığı çilekleri yerken cazgırlık mesleğinden de örnekler verdi.
“Ahmetçe er meydanından
Bir doğa sevdalısı geçmiş
Onun destanlarını
Ahmetçeli Cazgır hemen yazmış
Yolda yürümek çok çetin
Birinci pehlivan Giresunlu Metin”
Ahmetçeden sonra Sakaröküz Yaylasına kadar çıktım. Muhteşem bir manzara. Bu güzelliği içime çekebilmek için yarım saat mola verdim ve bir türkü çığırdım.
Sakaröküz Yaylasının eteklerine kurulmuş Akpınar Köyünün muhtarı Sami Gökmen (05353512153) ve Ailesi kamp yapmama kesinlikle izin vermediler ve beni evlerine misafir ettiler. Gün batımından önce Muhtar ile köyü gezdik. Belirli yıllarda sadece Hıdrellez zamanı ulu bir çam ağacının dibinden kaynayarak çıkan ve birkaç hafta sonra kaybolan kutsal bir su kaynağını ziyaret ettik. Suyun çıktığı yıllarda ürün bereketinin çok olduğu rivayet edilirmiş. Bu sudan avuçlayarak içtim. Mantar toplamış köylülerle tanıştım. İkram ettikleri büyük Kanlıca mantarlarının bir kısmını Muhtar Sami Gökmen'in ailesi tereyeğında kavurdu, bir kısmını da biftek gibi bütün haliyle közledi. O akşam hep birlikte çayların eşliğinde Kanlıca Mantarı partisi yaptık. Muhteşem bir ziyafetti. Muhtar ve Ailesi benim rahatım için ellerinden geleni fazlasıyla yaptılar. Ne iyi insanlarımız var.
11 Haziran 2012; Akpınar Köyü – Yakagöl Yaylağı / 16 km
Aslında bugünkü planım Yalakyayla'ya kadar yürüyüp kamp yapmaktı. Gördüm ki bu rotada çok fazla tırmanış yok. Sabah sığırlarını otlaklara götüren çobanlarla birlikte 2 saatlik bir yürüyüş ile Yalakyayla'ya ulaştım. Kamp için çok erken olduğunu düşünerek yürümeğe karar verdim. Bölgenin en yüksek noktası olan Köserelik Tepesine çıkmaya ve oradaki orman yangın gözetleme kulesindeki görevli yanında kamp yapmağa karar verdim. 3 saatlik bir tırmanış ile 1838 metrelik Köserelik Tepesine ulaşınca görevlinin olmadığını, binanın kilitli olduğunu ve yakınlarda su bulamayacağımı gördüm. Biraz dinlendikten sonra kamp yapabileceğim bir su başına kadar ilerlemeye başladım. Yol işaretlemeleri mükemmel olduğu için 2 saatlik rahat bir iniş ile Sorkun Köyünün üst tarafında Yakagöl sırtlarındaki bir yaylakta geniş bir çimenlik alanda kol gibi akan bir su kaynağına ulaştım. Kamp kurdum.
12 Haziran 2012; Yakagöl Yaylağı – Karayanık Şelaleleri – Asarkaya – Sorkun Köyü / 25 km
Kamp yaptığım alandan bakınca bugün ve yarın yürüyeceğim parkuru bütünüyle görebiliyordum. Önce aşağıya Sorkun Köyüne inilecek (1230 m), sonra karşı sırta geçilecek ve Karayanık Mahallesinin üst tarafındaki vadi içinde tırmanışa başlanarak bir dere kaynağına doğru 1770 m kotuna çıkıncaya kadar 5 adet şelale görülecek, müteakiben hemen hemen yatay giden orman içi traktör yollarında 6 km kadar yürünerek Asarkaya bölgesine çıkılacak (1820 m) ve son olarak orman içinde dik bir patika üzerinde 3 km lik iniş ile Sorkun Köyünün alt tarafına ulaşılacak idi. Kabaca bir çember çizilecekti. Bu gün sıkı bir yürüyüş ile bu parkuru tamamlamaya karar verdim.
Sabah 07:30 da yürüyüşüme başladım. Çok kısa bir süre içinde Şelalelere tırmanan vadi patikasına ulaştım. Parkurun bu bölümü gerçekten zaman zaman çok dik idi. Bütün şelalelerin tek tek fotoğraflarını çektim. Bu bölge çok bakir. Sadece kuşlar ve değişik hayvan seslerinden başka bir şey yok.
Asarkaya, Paflagonyalılar, Romalılar ve Pontuslular zamanında kervan yollarının gözetlendiği yüksek bir kontrol noktası, karakol olarak hizmet vermiş. Kayalarda oyulmuş birkaç kaya mezarını uzaklardan bile görebiliyorsunuz. Etrafında bir yerleşim olduğu da söylendiği için eski yıllardan beri define arayıcılarının uğrak yeri olmuş.
Asarkaya kütlesine kadar orman içinde geniş bir patikayı takip ederek yürüdüm. Zorlukla bulduğum zemindeki küçük taşlara boyanmış birkaç yol işareti beni kaya kütlesinin dibindeki çok sık ve karanlık bir ormanın kenarına kadar ulaştırdı. Bu noktadan itibaren yol işaretlerini bulamaz oldum. Bu karanlık ve soğuk ormanın içine dalarak işaret aramanın riskli olacağına karar vererek geri döndüm. Bu noktaya kadar beni ulaştıran orman yolunu takip ederek hedefime ulaşacağımı, fakat 3 km lik iniş yolumun 10 km ye çıkacağını tahmin ediyordum.
Akşama doğru Sorkun Köyüne ulaştığım zaman Yılmaz Taksi ile buluşma zamanıma daha 1 saat vardı. 25 km yol yürümüştüm. 4 günlük yürüyüş planlamıştım, 3 günde bitti. Yaklaşık 55 km lik bir parkur oldu.
İskilip ormanlarında yeşilin ışıkla birleştiği zaman nasıl çeşitlendiğini, İskilip yaylalarının soğuk sularını içince nasıl acıktığımı farkettim. İskilip köylüsünün candan gönülden davranışlarını, Cazgır Cevat'ın methiyelerini unutamıyorum. Doğasever arkadaşlarımı rotalarını bir gün İskilip'e çevirmelerini tavsiye ediyorum.
13 Haziran 2012. İskilip'ten ayrılış zamanı geldi. Gastronomik İskilip ziyaretimin son yemeğini Ocakbaşı Kebap Evinde (Muzaffer Okumuş; 05355759761 – 03645117731) yedim. Sac Tava mükemmel idi. Mutlaka tadınız.
Ziyaretine gittiğim Sayın İskilip Kaymakamı buluşamadım ama bu arada sekreterlik memurlarından İskilip'te görmem gereken başka mekanların da bulunduğunu öğrendim:
Metin Alkan Halk Eğitim Merkezi: Burası Türkiye'deki hemen hemen bütün ilçelerde açılan Halk Eğitim El Sanatları Kurslarına öğretmen yetiştiren tek okul. Ahşap El Sanatları (sedef kakmalı mobilyalar, mücevher kutuları, tavla - satranç takımları, duvar saatleri v.b) ve Deri El Sanatları (ayakkabı, bot, terlik, ceket, mont, çanta, v.b.) konularında uygulamalı üretim yapılıyor ve halka açık satılıyor. Hepsini inceledim. Birinci sınıf ürünler ve büyük şehirlerdeki mağaza fiyatlarının yarısı fiyata satın almak mümkün. İlgilenenlerin
www.iskiliphalkegitim.com
adresini incelemelerini tavsiye ediyorum.
Atıf Hoca Türbesi: Cumhuriyetimizin ilk yıllarının önemli simalarından olan İskilipli Atıf Hocanın mezarı 1 yıl kadar önce İskilip'e nakledilmiş. Şimdi etrafı bir anıt mezar misali yapılandırılmaktadır. İnşaat devam ediyor.
Çatalkara Kültür Sanat Evi: Temenna Mahallesinde eski bir konak restore edilerek sanat eserlerinin sergilendiği bir galeri haline getirilmiş. Resim, heykel, el sanatları, v.b. birçok sanat dalında sergiler düzenleniyor.
Bedri Rahmi Eyüboğlu Salonu: İskilip Halk Kütüphanesinin giriş katında Bedri Rahmi Eyüboğlu için bir salon tahsis edilmiş. Bedri Rahmi, 1942 yılında 3 hafta kadar Osmancık hariç Çorum ilinin bütün ilçelerini ziyaret etmiş. İskilip'e hayran kalmış. Bu döneme ait bütün notları, eskizleri, çizimleri, İskilip ve Çorum ile ilgili bütün eserleri ve mektupları ailesi tarafından bu salona bağışlanmış. Fotoğraf albümümü inceleyecek arkadaşlarıma Bedri Rahmi'nin seçkin eserlerinden örnekler sunmuş olacağım.
Bedri Rahmi Eyüboğlu, 1911 yılında Giresun'un Görele ilçesinde doğmuştur. Ben de 1950 yılı Görele doğumluyum. Cumhuriyet Sanatçımız olan değerli bir hemşehrimin anıları ile birlikte İskilip'te olmak beni çok memnun etti. Bu benim için çok etkileyici bir final olmuştur. İskilip izlenimlerim ve Gastronomi Yolu Yürüyüşüm sırasında çektiğim fotoğraflarımı izlemek için sizleri,

https://picasaweb.google.com/118185800513683596503/0913Haziran2012ISKILIPCorumGASTRONOMIVEYURUYUSYOLU

sitesine davet ediyorum.
Metin Kurt
10-HAZ-12 12:37:22
11-HAZ-12 9:42:17
11-HAZ-12
11-HAZ-12 13:14:17
10-HAZ-12 15:59:17
10-HAZ-12 12:01:57
10-HAZ-12 14:02:26
10-HAZ-12 15:19:39
10-HAZ-12 17:07:44
11-HAZ-12 8:54:21
11-HAZ-12 15:06:47
11-HAZ-12 15:57:56
12-HAZ-12 8:21:58
12-HAZ-12 9:35:26
12-HAZ-12 12:04:24
12-HAZ-12 12:33:24
11-HAZ-12 10:53:55

2 yorum

  • Fotoğraf emrulllah

    emrulllah 08.Haz.2013

    yüreğinize sağlık..favori rotalarım arasına aldım ve en kısa sürede yürümek istiyorum.bu rotayı yürümek için en uygun zaman yaz başlarımıdır?,selamlar

  • Fotoğraf metin kurt

    metin kurt 08.Haz.2013

    Zamanımızda ilk bahar uzadı ve yaz ileriye doğru uzadı. Neredeyse sadece kış ve yaz varmış gibi.
    Bu şartlar altında bence en iyi dönem bu bölge için Mayıs 20 ile Haziran 20 arasıdır. Teşekkürler.. Ve iyi yürüyüşler.

You can or this trail