-
-
951 m
218 m
0
3,4
6,8
13,54 km

2 kere bakıldı , 0 kere indirildi

yer Kazandere, Kocaeli (Türkiye)

Bizi Kazandere Köyü’ne götüren yol Yuvacık Barajı boyunca kıvrılarak ilerliyor. Başımızı kaldırdığımızda yükseklerin yoğun beyaz bir bulutla kaplandığını görebiliyoruz. Bir süre sonra biz de o bulutun bir parçası olacağız…

İlk adımlarımızı bu beyaz dünyanın içinde atıyoruz. Neyse ki sis çok yoğun değil, etrafımızdaki sarılı morlu yaban çiçeklerini görmemize, üzerlerine konan arıları fotoğraflamamıza izin veriyor. Yolun iki tarafı boyunca ağaçların altına serpilmiş Mor ormangüllerinin tomurcuklandığını, kısım kısım da bu tomurcukların mor mor açtığını görmek ise ayrı bir keyif . Yılın bu zamanı, özellikle içinde bulunduğumuz enlemde tüm Kuzey Anadolu ormanlarının süsü bu güzel çiçekler, tıpkı İstanbul Boğazı’nda açan erguvanlar gibi…

Yol boyu pek çok çiçek türüne merhaba diyoruz. Papatyaya benzeyen ama rengi sarı olan kanarya otları, pembe devedikenleri, ilginç görünümüyle loğusa otu, beyazları temsilen boynuz otu ve sığırkuyruğu bilebildiklerimiz. Çileklerin ve meyve veren ağaçlarında çiçeklendiğini unutmamak lazım. Bunların başında insanın içine işleyen o kokusuyla taflan geliyor. Yabani kiraz, yabani elma, muşmula, alıç seçebildiklerimiz. Erikler ise çoktan meyveye durmuş.

Güneş yüzünü göstermediği için kelebekleri pek göremiyoruz. Sadece Narin Orman Beyazı isimli güzel bir tür ve küçük bir ateş böceği denk geliyor günün tüm aydınlığına inat. Yanından geçtiğimiz ufak gölcükler ise yüzlerce küçük siyah kurbağa yumurta ve larvası ile dolu. İçlerinden çok azı erişkin olabilecek. Ve maalesef onların da bazıları yürüyüş sırasınca sıkça rastladığımız gibi araçların tekerlekleri altında kalacak ya da yerde sıkça izlerini gördüğümüz tilkinin belki de bir çakalın karnını doyuracak.

Gün boyu kuşlarda hiç susmuyor. Durup söyledikleri şarkılara kulak kesilmek ise huzur verici. Bir çift de ağaçkakana rastlıyoruz. Anne baba, ulu bir kayın ağacı üzerinde açtıkları yuvada bağrışan küçük yavrularına telaşla yiyecek bir şeyler yetiştirmenin derdindeler.
Öğle yemeği için Kazandere’nin kenarındayız. Hava pek serin değil ama küçük bir ateşin etrafında toplanmak her zaman ki gibi içimizi ısıtıyor. Köz de pişen biber ve sucuklar, peşine Altun Hn’ın elleriyle yaptığı “Ateş topları” öğünümüzü ziyafete çeviriyor :) Geriye kalan yolumuz Kazandere içinden aktığı vadinin diğer tarafından Aksığın köyünün üst mahallelerine doğru uzanmakta.

Rahat bir tempoyla dönüyoruz. Alçaldıkça gün boyu içinde olduğumuz sis geride kalıyor. Yağmur ise her an kendini biraz daha hissettiren bir ihtimal . Neyse ki arabamıza binmeden önce salyangozları fotoğraflayacak kadar zaman veriyor bize…

Günün tatlı yorgunluğunu yakındaki bir tesiste içtiğimiz çaylarla atıyoruz. Gün boyu sıcak ilişkilerin kurulduğu, doğayla iç içe güle oynaya geçen bir yürüyüşün ardından dönüş yolundayız. Sonraki yürüyüşlerde yiyeceğimiz yabani kirazların, çileklerin, böğürtlenlerin, toplayacağımız ıhlamurların, kestanelerin hayaliyle…

Yorumlar

    You can or this trail