-
-
1.530 m
1.054 m
0
3,2
6,4
12,85 km

3 kere bakıldı , 0 kere indirildi

yer Doğancı, Sakarya (Türkiye)

Geyve şehir merkezine doğru yol alırken markete şöyle bir uğrayıp son eksiklerimizi tamamlamaktı niyetimiz. Her şey çay bahçesinde oturduğumuz sırada, fırından yeni alınmış ve buram buram tüten köy ekmeğinin masaya konulması ile başlamış olmalı. Küçük, sıcak parçalara uzanan çekimser birkaç el, onlardan alınan cesaretle ve üçgen peynirlerin suç ortaklığı ile yarılanan koca ekmek… Hepsi günün geri kalanının ne kadar güzel geçeceğinin işaretleriydi…

Birkaç asırlık sarıçamların altında atıyoruz ilk adımlarımızı. Amacımız Kılıçkaya’nın etrafında büyük bir daire çizmek . Başlangıç yüksekliğimiz yaklaşık 1000 m ve gün sonunda 1500 m rakıma ulaşacağız.

Meşe ağaçlarının ve onların sardığı geniş, yeşil çayırların içinden geçiyoruz. Etrafımız mor süsenler, sarı kantaronlar ve sığır kuyruklarıyla kaplı. Ufka doğru yoğun pus görüş açımızı engellese de manzaranın derinliği gene de etkileyici.

Küçük bir su kaynağında bir çift semenderle tanışıyoruz. Ülkemizin kuzeyine özgü bir tür olan Kuzey Şeritli Semenderi bu ufaklıklar.

Yol aldıkça göknarlar eşlik etmeye başlıyor yürüdüğümüz patikaya ve hiç görmediğimiz yaban çiçekleri. İçlerinde göz alıcı renkleriyle şakayıklar ormanın prensesi olmalı şu günlerde, bakmaya, fotoğraflamaya doyamıyor insan. Bir de orkideler var onların tahtına aday olan…

Önümüzdeki sırtlar boyunca dalgalanan göknar denizinin koynundayız. Çoğunlukla patikayı takip etsek de zaman zaman ormanın yaban derinliğini de adımlıyoruz. Çam baştankarası gibi küçük ötücüler uçuşuyor önümüz sıra, sık sık da Beyaz İnci gibi göz alıcı kelebekler. Çok hızlı olsalar da kertenkelelerin yeşilini yılanların siyahını yakalamaya çalışıyor gözümüz.

Yorulup da nefesimiz sıklaştığında küçük bir mola vermeyi ihmal etmiyor, mümkünse bir su başında durup, soluklanıyoruz. Yemyeşil çayırların çağrısına uyanlarımız ise ayakkabılarına çabucak veda ediyor, özgürlüğü adımlıyor.

Yaylacılar da çıkıyor yolumuza ve koyunları ve onları bekleyen kocaman köpekleriyle. Selamlaşıp, hal hatır soruyoruz her seferinde. İzlediğimiz patika geniş, yemyeşil bir düzlük de bitiyor. Rüzgar almayan bir yer bulup uzunca bir mola veriyoruz, karın doyurmacasına…

Sonra bölgenin en yüsek noktası olan “Yangın gözetleme kulesi” ni kestirip gözümüze soluğu zirvede alıyoruz. Hava açık olsa bırakın Uludağ’ı doğuda Ankara’yı görecekmişiz gibi geliyor bize… Kılıçkaya’da sincaplar uğurluyor bizi, Geyve’de ise içilen güzel çayların sıcaklığında, beraber yürüdüğümüz o güzel yüzler…

Yorumlar

    You can or this trail