süre  2 saat 30 dakika

Koordinat sayısı 765

Uploaded 05 Haziran 2015 Cuma

Recorded Haziran 2015

-
-
1.182 m
1.052 m
0
2,1
4,1
8,26 km

3927 kere bakıldı , 184 kere indirildi

yer Göreme, Nevşehir (Türkiye Cumhuriyeti)

Volkanların bundan milyonlarca yıl önce patlamasıyla, birbirinden farklı sertliklerde tüflerden meydana gelen kayaların rüzgâr ve yağmur aracılığı ile aşınmasının sonucunda biçim alan bu doğa güzelliklerini oluşturmuştur.

Volkanların her patlamasında küller ve lavlar göl içerisinde birbirinden farklı şekillerde ve yapıda katmanlar oluşturmuştur. Daha sonrada bu göl yatağının erozyonla aşınmasıyla bugün vadi diye adlandırdığımız derin yamaçlar meydana gelmiştir. Bu aşınmalar sırasında sert tabakalar belirgin bir şekilde erozyona karşı daha dayanıklı olduğundan bugün Peri Bacası diye adlandırdığımız şekiller meydana gelmiştir.

Bundan 40-20 milyon yıl öncesinden başlarsak Kapadokya bölgesinde deniz suyundan oluşan bir göl mevcuttu. Bölgede bulunan Erciyes Dağı(3917 m) ve Hasan Dağı(3270 m) birbirinden farklı zamanlarda ve farklı yoğunluklarda patlaması sonucu ile bölgede bulunan gölü sıcaklığının etkisi ile kurutarak gölün bulunduğu alanda lavlara yer açmıştır. Daha sonra doğanında (yağmurların ve rüzgârların) yardımı ile bölgede bulunan yumuşak tabakanın aşınmasına neden olmuştur. Aşınan yumuşak tabakaların yerini ise şu an "Vadi" olarak adlandırdığımız derin çukurlar almıştır. Zaman içerisinde insan gücünün de etkisi ile mimari özellik taşıyan kayadan oyma evler, Kiliseler ve Manastırlar inşa edilmiştir. Volkanik kayaların çok sert olmaması nedeni ile tercih edilmektedir. Rüzgârların ve yağmurun vermiş olduğu doğal biçim ile insanların yerleşmek için yaptıkları mekânlar bütünleşerek, şu an hiçbir yerde rastlayamayacağımız doğal bir güzellik sunmaktadır.

Yüksek yerlerden inen yağmur suları yatay kayaları değişik bir şekilde biçimlendirmiştir. Söz konusu biçimler birbirinden farklı güzellik sergilemektedir. Bu doğa güzelliklerine verilebilecek en güzel örnek ise Kızılçukur ve Güllüdere vadileridir.

Kızılçukur ve Güllüdere Vadilerinde şu an çok sayıda Kilise, Manastır ve barınma yerleri mevcuttur. Bunun birçok nedeni vardır. Bunlardan en önemlisi volkanik kayalıkların içerisinde barınmak, bölgede yaşamış olan insanlar için en önemlisi idi. Bunun yanı sıra bu barınaklar volkanik oluşumlar sayesinde hem sıcağı hem soğuğu muhafaza etmektedirler. Yani yazın içerisi serin, kışın ise ılık olmaktadır. Hem barınmak hem de yetiştirilen bitkilerin muhafaza edilebilmesi için çok elverişlidir.

Vadi içerisinde şu an artık kullanılmayan çok sayıda Güvercinlik bulunmaktadır. Üzüm bahçeleri ve kayısı ağaçları vardır. Birbirinden farklı dönemlerde inşa edilmiş Kilise ve Manastırları da görmek mümkündür.

Üzümlü Kilise’nin ilerisindeki Kızılçukur Vadisi tabelasından itibaren çeşitli doğal tünellerden geçiliyor. Tünellerden 37 m uzunluğunda olanı ile ilgili bir not düşmek gerekir. Bu tünelin orta bölümü görüşü engelleyecek kadar karanlık olduğundan yanınızda ufak bir fener bulundurmanızı öneririm. Ayrıca, tünel yüksek bir noktada bittiğinden vadi tabanına inebilmek için yapılmış yaklaşık 7 ve 10 metrelik iki demir merdiveni kullanmak gerekiyor. Sağlam olan merdivenlerden ilkini inerken yüzünüzü merdivene dönmeniz daha güvenli olur.

Renkli oluşumlarıyla göz zevkinizi doyuran vadi boyunca çeşitli güvercinlikler de görülebiliyor. Ancak, mevsim itibariyle o kadar çok çiçek vardı ki güvercinliklerden ziyade çiçeklerle ilgilendiğimizi itiraf etmeliyim. Gelincikler, türlü papatyalar, yaban gülleri, kısaca yeşillerin içinde parlayan kırmızılar, sarılar, eflatunlar, pembeler, morlar… Bu çiçekleri fotoğraflayabilmek için yürüyüşümüze sık sık ara verebilirsiniz. Kızılçukur ile Güllüdere I vadilerinin kesişme noktasındaki soluklanma mekanında portakal-greyfurt suyumuzu yudumlayabilirsiniz. Kapadokya vadilerini yürürken zaman zaman karşınıza çıkan bu soluklanma mekanlarında kasalara dizilmiş portakallar, greyfurtlar ve su şişeleri insanı adeta çağırıyor. Birincisini görmezlikten gelseniz bile ikincisine, bilemediniz üçüncüsüne yeniliyorsunuz. Yürüyüşün keyfini portakal suyuyla taçlandırmak da iyi oluyor hani.

Kapadokya’da yürümek her mevsim ayrı bir tat verir ama ilkbahar ve sonbaharın yeri bir başkadır. Kasvetli bir kış sonrasında coşkulu yağmurlarla beslenmiş, bol çiçekli bir doğanın çağrısına kulak verip patikalardan birine kendinizi bıraktığınızda ruhunuz bile yeşilleniyor. Hele bu yılki gibi kabına sığmayan bir ilkbaharda Kapadokya vadilerinde yürümek; temiz hava, yüzlerce kare fotoğraf, çeşit çeşit çiçekler, yaprakları ışıkla dans eden ağaçlar, cıvıldayan kuşlar, okşayan bir rüzgâr, özetle depolanacak kadar çok keyif demek.
fotoğraf

Göreme

Göreme
fotoğraf

Göreme

Göreme
fotoğraf

Göreme

Göreme
fotoğraf

Vadi Yolu

Vadi Yolu
fotoğraf

Kızılçukur Vadisi

Kızılçukur Vadisi
Picnic

Piknik Alanı

Piknik Alanı
fotoğraf

Üzümlü Klise

Üzümlü Klise
manzara

Güllüdere 1

Güllüdere 1

Yorumlar

    You can or this trail