Hareket süresi  2 saat 49 dakika

Süre  4 saat 54 dakika

Koordinatlar 1826

Yüklenme tarihi 24 Ekim 2018 Çarşamba

Kayıt tarihi Ekim 2018

  • Değerlendirme

     
  • Bilgi

     
  • Takip kolaylığı

     
  • Manzara

     
-
-
70 m
4 m
0
2,7
5,3
10,62 km

368 kere bakıldı , 6 kere indirildi

yakınında: Eminönü, İstanbul (Türkiye)

Sirkeci, İstanbul'un Fatih ilçesinde yer alan bir semttir. Deniz kenarında Haliç'in ağzında yer alan semtin batısında Bahçekapı semti, doğusunda Sarayburnu, güneyinde ise Cağaloğlu semti bulunur. Semtin en önemli noktası Sirkeci Garı, ana caddesi ise Ankara Caddesi'dir.
SULTANAHMET : Şehrin en ünlü binalarının çoğu, eski İstanbul'un merkezi olan Sultanahmet'te bulunur. Eskiden kilise olarak kullanılan, camiye dönüştürülen ve şu anda ise müze işlevi gören Ayasofya'da Bizans mozaikleri sergilenir. Sultanahmet Camii altı minaresiyle dikkatleri çekerken bir zamanlar görkemli Topkapı Sarayı'na su tedarik edilen Yerebatan Sarnıcı'nda dolambaçlı yürüyüş yolları bulunur. Boğaz manzaralı Gülhane Parkı'nın etrafında birçok müze mevcuttur.
Gülhane Parkı, İstanbul'un Fatih ilçesinin Eminönü semtinde yer alan tarihî bir parktır. Alay Köşkü, Topkapı Sarayı ve Sarayburnu arasında yer alır.
Cankurtaran, İstanbul'un Avrupa Yakası'nda bulunan Fatih ilçesine bağlı 57 mahalleden biridir. Tarihî yarımadanın en uç noktasını teşkil eden mahalle, Topkapı Sarayı'nı sınırları içinde barındırmaktadır.
Kumkapı, İstanbul'un Fatih ilçesi sınırları içinde yer alan; tarihî yarımadanın Marmara Denizi kıyısındaki semtlerinden biridir. Doğusunda Kadırga, kuzeyinde Gedikpaşa, batısında da Yenikapı ile çevrelenmiştir. Bizans döneminde küçük iskele anlamına gelen Konto skalion adını taşımaktaydı

Daha fazlasını göster external

Bilişim

Sepetçiler kasri

Sepetçiler Kasrı, Türkiye'nin İstanbul kentinin Fatih ilçesi, Sarayburnu'nda bulunan bu kasır. Topkapı Sarayı'nın Sarayburnu'ndaki iki kıyı köşkünden birisidir. Diğer köşk ise Yalı Köşkü'dür. Sepetçiler Kasrı'nın bulunduğu yerde saraya ait kayıklar bulunuyordu
Train stop

Sirkeci gari

Sirkeci Garı, Türkiye'nin İstanbul şehrinde yer alan bir tren istasyonudur. II. Abdülhamid devrinde inşa edilen gar, Avrupa Yakası'nda Sirkeci semtindedir. TCDD'nin, Haydarpaşa Garı ile birlikte İstanbul'daki iki ana istasyonundan biridir. 2015'te İBB'ye devredilmiştir.
fotoğraf

Gülhane

Müze

Şark Eserleri Muzesi

Eski Şark Eserleri Müzesi koleksiyonları, Anadolu ve Mezopotamya'nın Yunan öncesi, Mısır ve Arap Yarımadası'nın İslam öncesi çağlarına ait eserlerinden oluşur. Bu eserlerin çoğunluğu 19. yüzyıl sonunda başlayıp, I. Dünya Savaşı'na kadar süren arkeolojik kazılarda ortaya çıkarılmış ve bu ülkelerin o zamanki hakimi olan Osmanlı İmparatorluğu'nun başkenti İstanbul'a getirilmiştir. İslamiyet Öncesi Arabistan Eserleri, Mısır Eserleri, Mezopotamya Eserleri, Anadolu Eserleri, Urartu Eserleri ve Çivi Yazılı Belgeler bölümlerinden oluşan Eski Şark Eserleri Müzesi'nde anlatım bölgesel bir sınıflama ile yapılmış; Arabistan Yarımadası, Mısır, Mezopotamya ve Anadolu kültürleri kendi tarihi gelişimleri içinde sunulmuştur. Akad Kralı Naramsi'nin Steli, Kadeş Anlaşması, İştar Kapısı gibi eşsiz eserlerin yanında 75.000 tane çivi yazılı belgenin bulunduğu Tablet Arşivi de bu bölümde yer alır. Tarihçe Eski Şark Eserleri'nin bugün içinde bulunduğu bina, Osman Hamdi Bey tarafından 1883 yılında Sanayi-i Nefise Mektebi yani Güzel Sanatlar Akademisi olarak inşa ettirilmiştir. İleride Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi'nin temellerini oluşturacak olan bu akademi Osmanlı İmparatorluğu'nda açılmış olan ilk güzel sanatlar okuludur. Binanın mimarı daha sonra İstanbul Arkeoloji Müzeleri Klasik binasını inşa edecek olan Alexander Vallaury'dir. 1917 yılında içindeki akademinin Cağaloğlu'nda başka bir binaya taşınması üzerine bu bina müzeler müdürlüğüne tahsis edilmiştir. Dönemin müze müdürü Halil Edhem Bey Yakındoğu ülkelerinin eski kültürlerine ait eserleri Yunan, Roma ve Bizans eserlerinden ayrı sergilenmesinin daha uygun olacağını düşünmüş ve binanın Eski Şark Eserleri Müzesi olarak düzenlenmesini sağlamıştır. Bu iş için davet edilen Alman uzman Eckhard Unger, 1917-1919 ve 1932-1935 yıllarında İstanbul'da çalışmış, müzenin teşhirini tamamlamış ve eserler üzerine bir dizi yayın yapmıştır. II. Dünya Savaşı sırasında savunma amacıyla boşaltılan müze, daha sonra Osman Sümer tarafından Unger'in ilkelerine göre tekrar düzenlenmiştir. 1963 yılında müze yapısında büyük bir düzenleme yapılarak 1974 yılında tekrar ziyarete açılmıştır. En son 1999-2000 yıllarında bakım ve onarımları yapılan Eski Şark Eserleri Müzesi 8 Eylül 2000'de bugünkü haline kavuşmuştur. Ulaşım: İstanbul Arkeoloji Müzeleri'ne Kabataş-Bağcılar Tramvay hattının Gülhane durağını kullanarak ulaşabilirsiniz. Anadolu yakasından gelecekseniz Kadıköy-Eminönü ve Üsküdar-Eminönü vapurlarını kullanarak tramvay hattına ulaşabilirsiniz. Telefon: 0 (212) 520 77 40 Faks: 0 (212) 527 43 00 Adres: İstanbul Arkeoloji Müzeleri Alemdar Cad. Osman Hamdi Bey Yokuşu Sk, 34122, Gülhane Fatih İstanbul
Building of interest

Çinili Kösk

Çinili Köşk, Topkapı Sarayı'nın dış surlarının içinde yer alan, 1472 yılından kalma bir köşktür. Osmanlı sultanı II. Mehmed tarafından yazlık saray ya da köşk olarak yaptırılmıştır. Mimarı kesin olarak belli olmasa da bazı kaynaklar Mimar Atik Sinan tarafından yapıldığını belirtmektedir.
fotoğraf

Muze

fotoğraf

Aya irini

Müze

Topkapı Muzesi

Topkapı Sarayı - İstanbul Topkapı Sarayı Hakkında Topkapı Sarayı, Osmanlı Sultanlarının ikametgâhı, devletin yönetim ve eğitim merkezidir. İstanbul fatihi Sultan II. Mehmed tarafından 1460-1478 tarihleri arasında yaptırılmış olan ve zaman içerisinde bazı ilavelerin yapıldığı sarayda, Osmanlı padişahları ve Saray halkı 19'uncu yüzyıl ortalarına kadar ikamet etmiştir. Topkapı Sarayı, Osmanlı monarşisi 1922’de kaldırıldıktan sonra, 3 Nisan 1924’te Mustafa Kemal Atatürk’ün emriyle müzeye dönüştürülmüştür. Fatih Sultan Mehmet ve Topkapı Sarayı Fatih Sultan Mehmed, fetihten sonra Beyazıt’ta bugünkü İstanbul Üniversitesi’nin bulunduğu yerde, daha sonra “Eski Saray” olarak anılacak olan bir saray yaptırmıştır. Fatih, bu ilk saraydan sonra, önce Çinili Köşk’ü, ardından da yapımı tamamlandığında yerleşecek olduğu Topkapı Sarayı’nı inşa ettirmiştir. Fatih, bu saraya Osmanlıca'da “Yeni Saray” anlamına gelen “Saray-ı Cedid” ismini vermiştir. Yeni Saray’a Topkapı Sarayı denmesi ise şöyle gerçekleşmiştir: Sultan I. Mahmud tarafından Bizans surlarının yakınına yaptırılan ve önündeki selam topları nedeniyle “Topkapusu Sahil Sarayı” denilen büyük ahşap sahil sarayı bir yangında tamamen kül olunca, bu sarayın ismi yeni saraya verilmiştir. Topkapı Sarayı Mimarisi Yüzyıllarca gelişen ve büyüyen Topkapı Sarayı’nın planının belirlenmesinde Osmanlı devlet felsefesi ile Saray-tebaa ilişkilerinin büyük rolü olmuştur. Ayrıca Topkapı’nın ilk inşa edildiği dönemde, Fatih Sultan Mehmed’in babası Sultan II. Murad’ın Tunca Nehri kenarında yaptırmış olduğu ve günümüze sadece kalıntıları ulaşan Edirne Sarayı’nın planından olduğu kadar ihtişamından da esinlenildiği bilinmektedir. Topkapı Sarayı, mütevazı bir saraydır; imparatorluğun büyük harcamaları daha çok muhteşem camiler, kışlalar, köprüler, kervansaraylar ve konaklama tesisleri için yapılmıştır. 16. yüzyılın ünlü mimarı Mimar Sinan bile bu sarayda sadece bir bölüm inşa etmiştir. Ama sarayın kendine özgü binaları, nefis çinileri ve tabiatla iç içe geçmiş yapısı kadar, Sarayburnu’ndaki konumu da ona doğal bir güzellik ve ihtişam verir. Topkapı Sarayı Bölümleri Topkapı Sarayı’nın planı; çeşitli avlular ve bahçeler arasında devlet işlerine ayrılmış daireler, hükümdarın ikametgâhı olan bina ve köşkler ile sarayda yaşayan görevlilere mahsus binalardan oluşur. Marmara Denizi, İstanbul Boğazı ve Haliç arasında, İstanbul yarımadasının ucunda bulunan Sarayburnu’ndaki Bizans akropolü üzerine inşa edilen Saray, 1400 metre uzunluğundaki “Sur-ı Sultani” denilen yüksek ihata duvarları ile karadan, deniz tarafından ise Bizans surlarıyla çevrilmiştir. Saray’ın kapladığı alan yaklaşık 700 bin metrekaredir. Alay Meydanı, Aya İrini, Bâb-ü's Selâm, Bâb-ı Hümâyun, Divan Meydanı, Kubbealtı (Divan-ı Hümayun), Adalet Kasrı, Dış Hazine, Zülüflü Baltacılar Ocağı, Has Ahırlar, Beşir Ağa Camii ve Hamamı, Saray Mutfakları, Babüssaade, Sohum Kalesi Kitabesi, Enderun Avlusu, Arz Odası, III. Ahmed Kütüphanesi (Enderun Kütüphanesi), Fatih Köşkü (Enderun Hazinesi), Hazine Koğuşu, Has Oda ve Kutsal Emanetler Dairesi, Ağalar Camii, Kilerli Koğuşu, Kuşhane ve Harem Kapısı, Has Oda Koğuşu/Padişah Portreleri, Dördüncü Avlu, Sünnet Odası, Revan Köşkü, Bağdat Köşkü, İftariye Kameriyesi (Mehtaplık), Sofa Köşkü, Sofa Camii, Mecidiye Köşkü, Hekimbaşı Odası / Baş Lala Kulesi, Esvap Odası, Harem, Dolaplı Kubbe / Harem Hâzinesi / Haremeyn Hâzinesi, Şadırvanlı Sofa, Kara Ağalar Mescidi, Kara Ağalar ve Kara Ağalar Taşlığı, Cümle Kapısı, Valide Taşlığı, Kadın Efendi Daireleri, Valide Sultan Dairesi, Hünkâr ve Valide Sultan Hamamları, Hünkâr Sofası, III. Murad Has Odası, I. Ahmed Has Odası, Yemiş Odası / III. Ahmed Has Odası, Çifte Kasırlar / Veliahd Dairesi, Altınyol, Cariyeler ve Kadın Efendiler Taşlığı, Gözdeler Dairesi ve Mabeyn Taşlığı, Arabalar Kapısı /Kızlar Kapısı, Nöbet Yeri ve Cariyeler Koridoru bu muazzam yapının bölümleri arasındadır. Topkapı Sarayı Müzesi’ndeki Koleksiyonlar Nelerdir? Topkapı Sarayı’nın olağanüstü zenginlikteki koleksiyonları ve son derece ilgi çekici hikâyelerle örülü tarihi bu sarayı dünyanın en görülmeye değer saraylarından biri kılar. İmparatorluk Hazinesi, Avrupa Porselenleri ve Camları, Bakır ve Tombak Mutfak Eşyası, Çin ve Japon Porselenleri, Gümüşler, Hırka-i Saadet Dairesi ve Kutsal Emanetler, İstanbul Cam ve Porselenleri, Padişah Elbiseleri, Padişah portreleri ve resim koleksiyonu, Silahlar müzede sergilenen değerli koleksiyonlar arasındadır.
Bilişim

3. Ahmet Çeşmesi

III. Ahmet Çeşmesi, İstanbul'da Topkapı Sarayı'nın giriş kapısı ile Ayasofya arasında Nevşehirli Damat İbrahim Paşa'nın önerisiyle III. Ahmed tarafından Perayton isimli bir Bizans çeşmesinin yerine inşa ettirilen çeşmedir. Türk rokoko tarzının en güzel örneklerinden olan çeşmenin yapım tarihi 1728'dur İstanbul’un bir başka simge eseri: III. Ahmet Çeşmesi, III. Ahmet Çeşme ve Sebili yahut Sultanahmet Çeşmesi. Topkapı Sarayı Bab-ı Hümayun’un önünde bulunan, nadide ve simge eserlerden bir Lale Devri yapısıdır. Yıllardan beri gelip geçerim, her seferinde muhakkak bir fotoğrafını çekerim ve alt kısmında yahut saraya bakan yönünde muhakkak parketmiş araçlar kadraja giriverir. Böyle bir eserin hemen altını otopark olarak kullanmakta bir beis görmeyiz. Sözümona Tarihi Yarımada’da belirli bölgeler araç trafiğine kapatılmıştı. Amma otoparka kapatılmamış diye mi düşünmeliyiz? Çeşme, Sadrazam Nevşehirli Damat İbrahim Paşa‘nın önerisiyle Sultan III. Ahmet tarafından yaptırılmıştır. Dört köşesinde sebilleri, cephelerin ortasında çeşmeleri bulunur. Altındaki süslemeleriyle geniş saçağı çeşmeyi çevresel etkenlerden koruması içindir. Kurşun kaplamalı ahşap çatı örtüsünün tam ortasında daha büyük bir kubbe ve sebillerin üstüne gelecek şekilde yerleştirilmiş dört kubbeyle birlikte toplamda 5 adet kubbe çeşmeye abidevi bir köşk havası katmıştır. Çeşmenin en üstünde bir çini kuşak, altında da mukarnaslı bir kuşak vardır. Sebillerin ve cephelerdeki çeşmelerin üzerinde ta’lik hatla yazılmış bir kaside bulunur. Kaside Seyyid Vehbi’ye aittir. Ayasofya’ya bakan yüzünde son mısra şu şekildedir: “Aç besmeleyle iç suyu / Han Ahmet’e eyle dua”
Dini mimari

Ayasofya

MİMARLIK TARİHİNİN BAŞYAPITI Yenilikçi mimarisi, zengin tarihi, dini önemi ve olağanüstü özelliğiyle yüzyıllardır zamana direnen Ayasofya; İstanbul'daki en büyük Doğu Roma kilisesi. Aynı yerde üç kez inşa edilen, dünyanın en eski ve hızlı tamamlanmış katedrali. Havada asılı gibi duran baş döndürücü kubbesi, yekpare mermer sütunları ve eşsiz mozaikleriyle mimarlık tarihinin başyapıtlarından. OSMANLI DÖNEMİNDE CAMİİ OLARAK VARLIĞINI SÜRDÜRDÜ Bugünkü Ayasofya aynı yerde öncekilerinden farklı bir mimari anlayışla yapılan üçüncü yapı. İmparator Justinianus tarafından Tralles’li(Aydın) Anthemios ve Miletos’lu (Balat) Isidoros'a yaptırıldı. Yapımına 532 yılında başlandı ve beş yıl gibi bir sürede bitirilerek, 537'de büyük bir törenle ibadete açıldı. İstanbul'un Fatih Sultan Mehmed tarafından fethiyle camii olarak yeniden düzenlendi. Varlığını Osmanlı mimari unsuru eklemeleriyle sürdürdü ve 1935'te de müzeye dönüştü. İmparator Kapısı, Güzel Kapı ve Mermer Kapı’ larıyla tanınan Ayasofya'da bir kısmı antik şehirlerden getirilen toplam 104 sütun bulunuyor. İmparatorların taç giydikleri "Omphalion” bölümü de, bu sütunlar gibi mermer işçiliğiyle öne çıkıyor. MOZAİKLERDEN VAAZ KÜRSÜLERİNE KADAR GÖRÜLMEYE DEĞER Huşu uyandıran mimarisi dışında; altın kaplama, gümüş kaplama, cam, pişmiş toprak ve renkli taşla yapılan mozaikleriyle de ünlü. 6. yüzyıla ait orijinal tavan mozaikleri bitkisel ve geometrik motifleriyle büyülüyor. 8. üzyıldaki ikona yasağından sonraki figürlü mozaiklerden de, kucağında çocuk İsa ile tasvir edilen Hz. Meryem, Hz. Cebrail, Hz. Mikail ve Vazftizci Yahya İle Deisis Sahnesi mozaikleri mutlaka görülmeli. Sultan Abdülmecid’in Mozaik Tuğrası ise 1847-1849 arası Fossati Kardeşlerin onarımları sırasında yaptırılmış. Osmanlı döneminde eklenen sekiz büyük yuvarlak hat levha, Sultan Abdülmecid döneminde ünlü hattat Kadıasker Mustafa İzzet Efendi'nin eseri. Yan neflerdeki iki adet yekpare mermerden yapılmış ve ortalama 1250 litre sıvı alabilen küpler, Sultan III. Murad döneminde Bergama antik şehrinden getirildi. Sultan Mahmud Kütüphanesi'nin yanı sıra minber, mihrap, hünkar mahfili ve vaaz kürsüleri de görülmeye değer. HAZIR GELMİŞKEN Ayasofya Müzesi'nin içi kadar dış mekanları da meşhur. Binanın dışındaki Padişah Türbeleri’yse ziyaret edilmesi gerekenler arasında ilk sırada. Burada saltanat dönemleri birbirini izleyen Sultan II. Selim, Sultan III. Murad, Sultan III. Mehmed ile Sultan I. Mustafa ve Sultan İbrahim türbeleri ile Şehzadeler Türbesi bulunuyor. Ayasofya'nın ikisini Mimar Sinan’ın yaptığı bilinen dört minaresi, Sıbyan Mektebi şadırvanı, muvakkithanesi, sebilleri, payandaları, hazine binası ve imarethanesi de yapının ihtişamını artırıyor.
Bilişim

Sultanahmet Meydanı

Sultanahmet Meydanı İstanbul'un en önemli meydanlarından biridir. Bizans devrinde Hipodrom, Osmanlı döneminde At Meydanı olarak bilinen Roma sirki de Meydanın içerisindedir.
Arkeolojik sit

Şerefiye Sarnici

Şerefiye Sarnıcı Türkiye'nin İstanbul şehrinin aşağısında uzanan pek çok antik sarnıçtan biridir. Modern girişi Fatih'teki Piyer Loti Caddesi'ndedir. Sarnıç 428 ve 443 tarihleri arasında İmparator II. Theodosius tarafından, Bozdoğan Kemeri vasıtasıyla su depolamasını sağlamak amacıyla inşa edildi.
fotoğraf

Serefiye

fotoğraf

Erol Taş Kafe

Arkeolojik sit

Fransız hapishanesi

Fransız Hapishanesi, İstanbul Fatih ilçesinde bulunmaktadır. Eminönü sınırlarında yer alan hapishane 1800 yıllarından kalma olup günümüze kadar varlığını korumuştur. Küçük Ayasofya'da bulunan hapishane uzun bir dönem kullanılmadığı için harap bir hale gelmiştir. İstanbul Fatih Fransız Hapishanesi İstanbul Fatih'te Fransız Hapishanesi Eski tarihlerde Fransız mahkumların bulunduğu hapishane daha sonra Eminönü Belediyesi taraından kültür merkezi haline getirilmiş. Günümüzde burası, Ali Müfit Gürtuna Kültür Merkezi olarak kullanılıyor. Burası Osmanlı döneminde Valilik Ahırı olarak kullanılmış. Cumhuriyet döneminde ise çeşitli amaçlarla kullanılmıştır. Hapishanenin, mutfağı, yemek salonu, hamamı ve 20 odası bulunuyor. Aynı zamanda sergi, resim, müzik odalarının yanı sıra tiyatro salonu da yer alıyor. Osmanlı ve İstanbul tarihini yakından görmek istiyorsanız mutlaka Eminönü'nün her köşesini gezmeli ve görmelisiniz.
fotoğraf

Kumkapı

1 yorum

Bu rotaya veya rotayı