-
-
1.354 m
1.197 m
0
2,8
5,6
11,3 km

6 kere bakıldı , 0 kere indirildi

yer Kaşıkçışeyhler, Bolu (Türkiye)

Akyazı üzerinden ulaştığımız Beldibi sapağında karayolundan ayrılıyoruz. Sultanpınar Yaylası ile aramızdaki son yerleşim Boztepe köyü. Gözümüz biraz sonra üzerinde yol almaya başlayacağımız Kapıormanı Dağlarının yükseklerinde, üzerine çökmüş yoğun bulut örtüsünde. Bir taraftan yeşil diğer taraftan duman bize Karadenizi aratmıyor.

Sultanpınar bölgedeki en büyük yaylalardan biri. Geleneksel yaylacılık anlayışı artık yavaş yavaş kaybolsa da yaylalar artık dinlenmek için gelen yeni kuşak sakinlerini ağırlıyor. Biz de aracımızdan ayrılarak onların arasına katılıyoruz. Sultanpınar tam olarak Bolu Sakarya il sınırı üzerine kurulu bir yayla. İlk adımlarımızı Sakarya sınırları içerisinde atıyoruz ama günün büyük bir kısmı Bolu sınırları üzerinde yürüyerek geçireceğiz.

Aralarından kıvrılarak geçtiğimiz ahşap evlerin kimilerinde hummalı bir çalışma var. Bazı yayla sakinleri evlerin dış yüzeylerini daha çok çatı için kullanılan galvaniz saç levhalarla kaplayarak dış izolasyonlarını artırmayı hedefliyor. Yayladaki çoğu ev bu nedenle parlak metal bir kutu görünümünde.

Kısa bir süre sonra Sultanpınar göletinin kenarındayız. Yaylalardaki bu göletlerin geçmişi çok eski değil, çoğunun tarihi 5-6 yıl ile sınırlı. Buna rağmen kısa sürede içlerine sazan türü balıklar bırakılmış ve bugün olduğu gibi yakın civardaki olta balıkçıları için cazip birer avlak haline gelmiş. Onlara rastgele diyerek yolumuza devam ediyoruz. Gökçesaray Göleti çok uzak değil zaten, aramızda 600-700 metre mesafe var. İki yanında göknarların boy attığı küçük bir dere yatağını geçmemiz gerekiyor sadece.

Hafif bir sırt boyunca yükseliyoruz, duman bir geliyor bir gidiyor. Küçük sarı çiçekli büyük yeşil bir halıya benzeyen yamaçta oturup doğadaki bu devinime tanık olmak ise büyüleyici. Gökçesaray daha küçük bir yayla, geniş bir düzlüğün kenarına kurulu. Sultanpınar kadar tercih edilmemesi burada ki geleneksel dokuyu biraz daha korumuş gibi. Yanından geçtiğimiz ahşap yayla evlerinden birinin bahçesindeki üç küçük buzakda bu düşüncemizi doğrular nitelikte.

Yavaş yavaş yükselerek silsilenin batısında kalan toprakları görebileceğimiz Kaşıkçışeyhler Yaylasına ulaşıyoruz. Yayla sakinlerinden güleçyüzlü bir teyzeyle rastlaşıyoruz, kekik topluyor. Küçük sohbetimiz batı yüzünden çıkılan yaylaların Taraklı köyleri tarafından kullanıldığını gösteriyor. Kapıromanı Dağları ve üzerindeki yaylalar Geyve’den Taraklı’ya Akyazı’dan Karapürçek’e kadar onu saran değişik yerleşimlerin insanına ev sahipliği yapıyor .

Çiftlik Yaylası’na yaklaştıkça, içinde 4-5 kişi ancak sarabildiğimiz ulu kayın ağaçlarına rastladığımız bir ormanın içinden geçiyoruz. Onlara yer yer göknarlar eşlik ediyor. Zeminde ise hem bolca mantar hem de küçük , kırmızı dağ çilekleri var.

Hacımahmut Yaylası yolumuzun üzerinde ama onu teğet geçip aynı adı taşıyan Gölete doğru rengarenk yaban çiçeklerinin kapladığı çayırlarda atıyoruz adımlarımızı. Artık günün sonuna yaklaşıyoruz zaten. Hacımahmut Göletini geçtikten sonra son bir molada daha vereceğiz. Biraz sonra bir duman çökecek yaylaya ve biz de son adımlarımızı bu beyaz sonsuzluğun için de atacağız, yaşadığımız güzel günün huzuruyla ...

Yorumlar

    You can or this trail