-
-
2.544 m
312 m
0
12
24
48,61 km

34 kere bakıldı , 1 kere indirildi

yer Boğazova, Bursa (Türkiye)

Hayvanlar yürüdüler: Anne-Laure, Kerem ve İrina. 3. hayvan iki gün boyunca kaptan oldu ama çok yoruldu, neyse ki 2. hayvan son gün çok yetkin bir şekilde nöbeti devraldı.
Bu çok güzel güneydoğudan kuzeybatıya giden, dağ sırasını takip eden Uludağ transıdır. Zirve-Göller-Oteller bölgeleri dışında pek çok patika yok, gps kullanmak şart. Oysa hava açık olduğu zaman patikasız parçalarda oldukça kolayca yürünebilir. Yolumuzda sadece 3 tane su kaynağıyla karşılaştık, ama yeterliydi.
[Bilmeniz gereken bilgi budur, raporun geri kalanı sadece bir hayvan masalı.]

1. GÜN: Sis günü
Saat 7:30ta İstanbul'dan çıktık, feribot dolmuş metro otobüsten sonra 13:00de yürümeye başladık. Başlangıç noktasına ulaşmak için İnegöl otogarından taksiye bindik - bu olağanüstü fikir 1. hayvanın aklına geldi, maaşallah. Büyük ihtimalle başka çare yok; Boğazova'ya minibüs varmiş, fazla ögrenemedik. Taksi bizi 85TL için Boğazova köyünden 3km sonra indirdi. Orada gayet kısa bir orman tırmanışından sonra ağaç sınırı ulaşılır. Güzel manzaralardan çok zevk alamadık çünkü gittikçe bulutlara girdik ve bir saat sonra sis tam ortasında bulunduk. İki yağmurluğunu unutan hayvan (yani 1. ve 2.) çok üşüttü, 3. de polar molara rağmen sıcak tutamadı. İki tane çoban ile rastgeldik, biri 1. hayvana göre "uncooperative" oldu, öbürü ise bize saklı bir pınar gösterdi ve bizi eşlik etmeyi koyun korumaya tercih eden kocaman köpeklere çok kızdı. Üç kaybolan Macbeth cadıları gibi derin sis ortasında dolaşmaya devam ettik, ilk uygun yerde kamp kurduk. Neyse ki yağlı Alman bezeliyesi ile zenginleştirilen nohutlu bulgur bedbaht durumu unutturabiliyordu. Akşam yemeği yemek 2. hayvanı o kadar mutlu etti ki! Yemekten sonra 1. hayvan ötekileri ses doğaçlaması ile tanıştırdı, sağ olsun.

2. GÜN: Taş günü
Açık gökyüzü altında sonunda güzel çevremizi keşfedebiliriz. Bir tür yüksek platodayız, kısa bir yürüyüşten sonra geniş bir aşıta varıyoruz ve bütün Uludağ kılçığına hayran kalıyoruz. Kılçık seviyesine tırmanış oldukça kolay ve kısa. Sonra... dünyanın tepesindeyiz, ne huzur, ne mutluluk. Müthiş bir dağ bu. Kılçığı güneyden takip ediyoruz, bir noktada yoktan bir patika görünüyor bile. Devam ediyoruz ve aniden yukarıdan Aynalı göle göz atabiliriz. Yarım saat sonra zaten Uludağ zirvesindeyiz. 3. hayvana göre bu yüksek nokta değil, tam tersine düşük noktaya benziyor: İstiklal Marşı'nı söyleyen büyük kalabalık bir grup zirveye ulaşınca bu hayvan yürüyüşün son anına kadar sürdüren bir misantropiya dalıyor. Neden dağın kalbine ulaşan araç yolları var; kim, ve niye, Allah aşkına, dağlarda havada ateş ediyor? Bu durumda genel karar krizi işe yaramadı. Ama büyük kararsızlıktan sonra devam ettik ve her zaman gibi muhteşem dağ manzaraları huzuru sağlayabildi. Geçidin önündeki geniş yaylada kamp kurduk ve 2. hayvanın mucizevi bir şekilde yarattığı sebzeli makarna ile parmaklarımızı yedik.

3. GÜN: Kayın günü
Geçidi iniyoruz ve güzellik bitiyor: kayak altyapısı, oteller, yollar, havayı kesen disko. Bizans döneminde Uludağ'ın (eski adı Keşiş Dağı) ücra yerlerde yalnız oturan rahipler için manastır merkezi olması oldukça ironik görünüyor. Otellerden sonra ise sirk durdu, barış döndü. Bu noktada hayvanların biri inişten vazgeçip teleferikle dönmeye karar verdi. [Bu arada herkesin kendi tercih ettiği yolu izlemesine izin veren arkadaş ilişkileri için çok teşekkür ederim, hayvanlarım çok yaşa!] O zaman 1500 metrelik inişin çoğunlukla patikasız olduğunu fark etseydim belki ben de başka bir yoldan inerdim, ama sonunda Cumalıkızığ'a kadar yürüyüş yaptığımıza çok sevindim. Bu şekilde dağın çeşitliliğini takdir etmek, bitki örtüsünün nasıl değiştiğini anlamak mümkündür. Kesin ki bu iniş herkesin hoşuna gitmeyecek, sadece vakti olan, teleferiği sevmeyen, dik ve patikasız inişlere alışanlara onu tavsiye edebilirim. Islak durumlarda hakikaten yapılmamalı.
Oteller bölgesinden hemen sonra çamli, büyük kayalarla dolu bir alandan geçtik. 2. hayvan izlerini gördüğümüz ayıları sık sık çağırdi ama maalesef onunla oynamak istemediler. Sonra nefes kesen bozulmamış bir büyülü kayın ormanına girdik. Rastgele bir patikadan ilerlemekten sonra ise acele rakım kaybetmek zorunda kaldık... ve kuru bir akış işimize yaradı. Çok dik ve yorucu, tam olarak hoş degil belki, ama tehlikesiz ve yumuşak toprak üstündeki bir iniş bu, o yüzden dizlere bayağı rahat geliyor. Cumalıkızığ'a kalan son 3-4 kilometreyi terk edilmiş bol bol bögürtlenli traktör yolundan geçirdik. Dağlardan geri dönüş tam olarak budur: sıcaklık artıyor, büyük şehrin sesleri yükseliyor, arkamızda dağ örselenmemiş dağ olmaya devam ediyor. Ondan sonra Cumalıkızık'ta dolaşıp gözleme yiyen kalabalık, gerçege sert bir dönüş. Bye bye Olimpos / Keşiş Dağı / Uludağ. [Fazla dik inişleri pek sevmeyen 2. hayvana benimle gelmek için teşekkürler, umarım çok fazla acı çekmedi.]

Start time: 08/30/2019 13:23
Finish time: 09/01/2019 14:36
Distance: 48.6 km (21:05)
Moving time: 13:09
Average speed: 2.3 km/h
Avg. Speed Mov.: 3.69 km/h
Max. speed: 15.88 km/h
Minimum altitude: 312 m
Maximum altitude: 2543 m
Ascent speed: 277.7 m/h
Descent speed: -293.7 m/h
Elevation gain: 2326 m
Elevation loss: -3352 m
Ascent time: 08:22
Descent time: 11:24

2 yorum

  • Fotoğraf dantelk

    dantelk 02.Eyl.2019

    Üçüncü hayvanın, ilk mola yerimizde bulduğu dört Lira, bu yürüyüşün en önemli anıydı.

    İstanbul'a bu kadar yakında böyle güzel, böyle gerçek, ve böyle karakterli bir dağın olması ne mutlu! Yürüyüşün bir yerinde manzaraya bakıp "ne kadar Uludağ Uludağ görünüyor" diye içimden geçirdim. Çok dağ görmedim ama, bence bu diğerlerinden biraz daha farklı bir kitle.

    Yürüyüş teknik/tehlikeli herhangi bir durum barındırmıyor, ancak eğer "Cumalıkızık'a inişi tavsiye eder misin" diye sorarsanız, "yok ya" derdim. Evet, koca dağdan, Bursa'ya inmek bir yandan müthiş. Ancak bu müthişlik yürüyüşün kendisinden değil, fikrinden kaynaklanıyor! Eğer "prensip olarak" yürüyen cinstenseniz, o zaman kulübe hoş geldiniz. Yoksa, teleferik/dolmuş seçenekleri de var!

    Bravo bize.

  • lali b. 08.Eyl.2019

    Evet bravo bize!!

You can or this trail