-
-
1.902 m
1.521 m
0
4,3
8,7
17,33 km

510 kere bakıldı , 2 kere indirildi

yer  Çamlıca, Kayseri (Türkiye)

1.gün - 07.06.2016
Polis Gakkoş Kulübesi - Emin Kadı Köprüsü / 20,4 km.
Yolun heyecanı ile erken uyandık. 4 çeker araç yolunu takip ederek yaylalara doğru yükselmeye başladık. 2150 m.ye çıkışı 2 saatte tamamladık. Yükseldikçe manzara genişliyor, arka arkaya dizili dağ sıraları ortaya çıkıyor. Koyun sürüleri her yamacı doldurmuş.
Ceyhan’dan 6000 koyunu 26 adet TIR ile bu yaylaya taşımış MÜSÜROĞLU YÖRÜK AİLESİ’nin lideri Abdurrahman Aydın beyin çay ikramı ve sohbeti bizi dinlendirdi.
Nihayet dağlar arasına sıkışmış geniş yayla düzlüklerine ulaştık. Buraya kadar her şey iyi idi, asıl zorluk şimdi başlayacak. Hedefimiz Gavur Yolu.
Karstik kayaçlardan oluşan Aladağları bu en alçak noktadan (1975 m) aşmaya çalışacağız.
Önce Gavur Yolunun Kapı denilen girişini bulduk. Büyüklü küçüklü sayısız obruklardan oluşan keskin sivri kayalıkları dolana dolana ine çıka ilerleyen 4 km lik bir yürüyüş hayal ediniz.
Döşeme Yol Duvarı da geçince Çırak Musanın Yurduna ulaşmak demek artık yolun sonuna geliniyor demektir. Nihayet Geçit 'e (1975 m) ulaşınca sakın sevinmeyiniz.
Şimdi çarşak bir patika üzerinde keskin dönüşlü zikzaklar yaparak 600 m yürümeyi başarabilirseniz 300 m lik dik bir iniş yapmış olacaksınız.
Gavur Yolunun bu 4 km sini 6 saatte geçebildik. Bugüne kadar yürüdüğüm en zor parkur oldu. Bu parkura zor demek yetmez. 20 kg mın üzerinde bir kamp yükü ile Gavur Yolunu aşmak için bildiğiniz bütün duaları birçok kez tekrar ediyorsunuz.
Gavur Yolunun Dibi’nden (1681 m) Emin Kadı Köprüsü (1256 m) ne kadar yamaç boyunca ilerleyen 3 km lik belirgin patikada son gücümüzü de tükettik. 12 saatte toplam 20,4 km yol katettik. Emin Kadı Köprüsünde çadırımızı çatınca hemen uykuya geçtik.
Dikkat Öneriler ;
-Yağış varsa Gavur Yoluna hiç başlamayın.
-20,4 km boyunca hiçbir su kaynağı yoktur.
-Kapı'dan önceki büyük düzlükte bir Yörük Ailesinin çadır evlerine yaklaşın ve kamp yaparak bu parkuru ikiye bölün. Böylece su takviyesi yapmış olursunuz.

2.gün - 08.06.2016
Emin Kadı Köprüsü - Ulupınar (Barazama) / 9,9 km / Toplam 30,3 km.
Sabah güneşle uyandık. Rahat bir kahvaltı ve düzenli bir kamp toplanması ile yürüyüşe başlayacaktık ki yağmur başladı.
Emin Kadı Köprüsü Aksu Çayının Aksu Kanyonundan çıktığı noktada kurulu eski bir taş kemer köprüdür. Birkaç fotoğraf ile bu anımızı geleceğe taşıdım.
Toprak orman yolunu takip ederek dinlendirici bir yürüyüş ile 2 saatte Ulupınar Köyüne ulaştık.
Muhtar Mehmet Saban (0543 880 7529) ın yardımıyla bir çatı katı Pansiyonuna yerleştik.
Pansiyoncu Mehmet Tokalı (0538 331 9226) hazırlattığı bir serpme kahvaltı ile bize hoşgeldiniz sürprizi yaptı.




3.gün - 09.06.2016
Ulupınar (Barazama) - Bozarmut Yaylası / 14,9 km / Toplam 45,2 km
Pansiyoncu Mehmet Tokalı ailesinin ev yapımı bazlama, kaymak, basma tulum peyniri, kırmızı pul biberli tereyağında yumurta ve domates salatası ile sınırsız çaydan nefis köy kahvaltısının keyfine doyum olmuyor.
7 Km lik bir asfalt yürüyüşü ile Ulupınarı terkettik ve yaylalara çıkan orman yolunun başlangıcına ulaştık.
Çam ormanı içinde kıvrıla kıvrıla yükselen orman yolu bizlere; dumanlı yüce zirveler, yeşil orman ile kaplanmış derin vadiler, giderek çeşitlenen sarı sarı çiçeklerle bezeli açık yeşil alanlar, bulutların arasından çıktığında yüzünü görebildiğimiz güneşin, karşı yamaçlarda yerleşik yayla evlerinin sac çatılarında yarattığı parlak ışıklar ve benzeri birçok pastoral manzaralar yaratıyor.
9 km lik orman içi yayla yolunun sonunda zamanında birkaç ailenin yaylacılık yapmış olduğu fakat terk edilmiş, çatısı veya duvarları yarı yarıya yıkılmış birkaç taş viranenin önündeki küçük yeşil alanda ve çam ağaçlarının arasında kampımızı kurduk. Sürekli akan suyumuz da var. Kuş seslerinden oluşan orkestramızın bizim için bestelediklerini tahmin ettiğim uvertürü dinlemeye çekiliyoruz.

4.gün – 10.06.2016
Bozarmut Yaylası - Kapuzbaşı / 8,5 km. / Toplam 53,7 km.
Dağdaki sığırlarını kontrol için gündoğumundan hemen sonra motorsikleti ile Bozarmut kampımıza kadar gelen bir köylümüzün dediğine göre kamp yaptığımız yer bu bölgenin en yüksek oksijenli hava değerine sahip noktası imiş. 10 saat deliksiz uykumun sebebini anlamış oldum.
Yol arkadaşıma hazırladığım yumurtalı kavurma kahvaltımızı daha da zenginleştirdi.
Çam ormanı içinde belirgin bir patikayı izleyerek, zaman zaman küçük dereleri geçerek Kapuzbaşı Güney Şelalelerinin olduğu, bir kısmı dere üzerinde büyük bölümü karada kurulmuş derme çatma lokanta ve pansiyonlarla dolu giriş kısmına geldik.
İlk lokantada (Karataş Turizm 0532 719 1020) Alabalık ve Sac Kavurma eksikliğimizi giderdik.
ALADAĞLAR Milli Parkı girişinde dağdan 6 ayrı noktadan patlayarak çıkan köpüklü suların azameti insanı adeta büyülüyor.
Kapuzbaşı Köyünde ÖMER AİLE PANSİYONU 'nun (0537 340 7046) TV ve klimalı odaları, muhteşem konumu ile aile temizliği ve düzeni de dikkate alınırsa gelecek bütün arkadaşlarımı memnun edeceğine eminim.
Yarın zorlu bir tırmanışla 1000 metrelik bir irtifa farkı yaratacak şekilde yükseleceğiz.

5.gün – 11.06.2016
Kapuzbaşı - Hamaylı Çeşmesi / 6,4 km. / Toplam 60,1 km
Bugün tırmanış zamanı. 700 m den 1700 m ye yükseleceğiz. DİVRİK Dağı yüce bir dağ. Batı yamacındaki dar vadi boyunca önce traktör yolundan ilerledik. Sonra patika yolu takip ettik. Bu patika yolu çok eskiden Kapuzbaşı köylülerinin Divrik dağının batı ve kuzeyindeki yeşil otlaklara hayvanlarını sürdükleri zaman oluşmuş. Günümüzde traktör yolları açılınca bu patikalar körelmiş ve kapanmak üzere.
Zaman zaman patikayı kaybettik ama kolayca bulduk.
"Hatçenin Öldüğü" yol noktasını geçince karşımıza çıkan "Yılanlı" yokuşu gerçekten bizi zorladı.
"Çatılı Taş" ve "Körüstan" yol noktalarını geçince eğim azaldı.
"Çayır Gediği" bölgesinde yüzlerce inek yayılıyordu.
"Hamaylı"ya geldiğimizde çeşme başı su içme yarışı içinde olan sığırlarla dolu, ana baba günü gibiydi. Bu sığırlar suya geldikçe bizi rahatsız edecekleri için kampımızı biraz uzağa kurduk.
Saat 13 :30.


6.gün – 12.06.2016
Hamaylı Çeşmesi - Osman Geyik Çeşmesi / 13,6 km. / Toplam 73,7 km
Hamaylı Yaylası ALADAĞLAR ile karşılıklı konum almış DİVRİK Dağının kuzey dibinde 1700 m yüksekliğinde nefis bir yayla. Gece yayla sisi bastırınca yıldızlar ve ay bile görünmez oldu. Gece yarısından sonra yılkı atları kampımızı kuşattı. Güçlü el fenerimle onları kovaladım.
Yahyalı platosunun bu bölümü çok geniş bir alan. Bugün ve yarın uzun yayla yürüyüşümüz olacak. Etrafımız gizli köşelerinde hala beyazlıkları belli olan karlı zirvelerle çevrili.
Yemyeşil bir deniz içinde gibiyiz. Ara sıra birkaç Toros Çamının gölgesinde soluklanıyoruz.
Her yamaçta koyun-keçi-sığır sürüleri yayılıyor. Su kaynaklarına ulaştığımız zaman bu sürülerin sahiplerinin çadır evlerinin önünde kısa sohbetlerimiz oluyor.
Yürüyüş yolumuzdaki yol noktalarının isimleri bize ilginç geldi. İşte bazıları: Büyük Kurt Asıldığı, Küçük Kurt Asıldığı, Elmanın Gedik, Deve Deyiği, At İzinin Sırtı gibi.
Osman Geyik Çeşmesinde kamp yapıyoruz.

7.gün – 13.06.2016
Osman Geyik Çeşmesi - Kürsiyen Yaylası / 17,3 km / Toplam 91,0 km
Bugün yayladan yaylaya yürümekle yetinmeyeceğiz ve final parkurumuza bir kanyon geçişi dahil edeceğiz. Heyecanlıyız çünkü eğer kanyonda su seviyesi çok yüksekse ilerleyemeyiz. Bu konuda yeterli tecrübe sahibi değiliz. Bu durumda yolu uzatarak başka bir geçiş yolu deneyeceğiz. Alternatif yolları yol arkadaşımla görüştük, hazırlıklıyız.
Giderek yükselen yayla yürüyüşümüz 1890 m kota kadar çıktı. Sonra 1530 m kotuna inerek Ceviz Kanyonunun girişine ulaştık.
Kanyon girişinin hemen üst yamacında karşımıza çıkan bir Roma Mezarlığını gezdik. Mezarların tamamı açılmış (defineciler) olduğu için bize sadece birkaç fotoğraf çekmek kaldı.
Ceviz Kanyonundaki su çok az olduğu için yol arkadaşım Metin Uluışık ve ben sevindik.
Dere boyunca sağ ve sol kıyılar arasında gezinerek, çoğu kez dere içindeki büyük düzgün kayaların üzerinde atlayarak ilerledik.
Çok dar, yan duvarları çok dik ve ürkütücü bir boğaz içindeyiz. Kaya duvarlarının yükseklerinde yerleşik kuşlar bizi yabancıladıkları için bağırınca çığırışları yankı yapıyor.
Nihayet küçük bir gölcüğe geldik. Sığ gölcüğü dere yatağındaki iri taşlarla doldurmaya çalıştık ve yaklaşık 10 m lik bir taştan taşa atlama köprüsü inşa ettik ve başarılı olduk.
Fakat daha sonra karşımıza çıkan gölcük çok derindi. Bu gölcüğü doldurmaya civarımızdaki kayalar yetmez.
Pantolonları çıkardık, eşyalarımızı sırtladık. Neredeyse belimize kadar suya girerek burayı da aşmayı başardık. Serinlemek çok iyi geldi.
Ceviz Boğazı geçişi 7,6 km boyunca devam etti. Bizim için muhteşem bir deneyim oldu.
Sonra bir sırtı tırmanarak vadiden çıktık ve 7 gün önce başladığımız Kürsiyen Yaylasının asfalt yoluna ulaştık. Yahyalı ilçesinden aracımız çağırdık.
Ben ve yol arkadaşım Metin Uluışık bu faaliyetimizde planladığımız bütün aktiviteleri uygulama başarısı gösterdik.
Bu yürüyüşümüze şu başlığı uygun görüyorum :
GAVURUN YOLU – KAPUZUN SUYU - YAYLALARIN DUMANI - CEVİZİN BOĞAZI
Bu yürüyüş programını KAYSERİ VALİLİĞİ tarafından hazırlatılmış KAYSERİ YÜRÜYÜŞ ROTALARI VE TURİZM KEŞİF REHBERİ simli bir eserden faydalanarak hazırladım.
Güzel yurdumun çeşitli bölgelerinde benzeri birçok Doğa Yürüyüş Parkurları da hazırlamış olan çok değerli hocam ERSİN DEMİREL bu eseriyle bence kendini aşmış görünüyor.
Teşekkürler KAYSERİ VALİLİĞİ ve teşekkürler ERSİN DEMİREL hocam.

Bu yürüyüşe ait fotoğraflar ve daha fazlası için;

https://www.facebook.com/metin.kurt.756/photos_albums

http://metinkurtiletrekking.blogspot.com

adreslerine gidiniz.

Yorumlar

    You can or this trail