-
-
433 m
-15 m
0
14
28
56,65 km

2487 kere bakıldı , 67 kere indirildi

yer  İçmeler, Muğla (Türkiye Cumhuriyeti)


1.Gün: 02.04.2014 / İçmeler-Turunç
Yol= 7,20 km.
Sabah kiralık bir araç ile Marmaris'ten İçmeler'e Karya Yolunun başlangıç noktasına transfer olduk. Portakal çiçeği kokuları içinde nefis bir başlangıç yaptık.
Yol birden dikleşti. Basamaklar halinde ham bir patikada zorlu tırmanışlarla yükseldik. Yol sanki hiç düzleşmiyor.
Yaşlı sandal ağaçları yıkılmışlar ve birçok yerde patikayı kapamışlar. Onların altından sırt çantalarını çıkarmadan geçmek için defalarca sürünme hareketleri yaptık.
Yükümüz zaten fazla, yol da zorlu olunca hızımız çok yavaş oldu. İlk günün hamlığı da var. Biz de yürüyüşün keyfini çıkarmaya karar verdik.
Her virajda muhteşem manzaralarla karşılaşıyor ve seyire, fotoğraf çekmeye doyamıyoruz. Ekrem Hocanın şahaser fotoğraflarını şimdiden merak etmeye başlayabilirsiniz.
Bu akşam Turunç'ta Jandarma Komutanlığından izin alarak sahilde kumsalda çadır kurduk.

AKDENİZDEN EGEYE KARYA YOLUNDA
2.gün: Turunç-Kumlubük-Gerbe Kilise Sırtı Çoban Ağılı
Yol=12,2 km
Toplam Yol=19,4 km
Turunç sahilinde kumsala vuran küçük dalgaların senkronize mırıltısında bütün gece nefis bir uyku ve sabah güneşinin deniz ufuk çizgisinde belirmesiyle uyanış.
Kumlubük'e geçmek için aradaki sırtı aşmak gerekiyor. Fakat patika düne göre oldukça iyi durumda. Bizler de hamlığımızı atmışız. Daha hızlı bir tempo yakaladık. Sırtı aşınca Kumlubük'e varmadan burun ucunda kurulmuş Amos antik kentinin kalıntılarını fotoğrafladık.
Henüz turizm sezonu başlamadığı için Kumlubük çok sessiz, restoran ve bakkal yok. Su bile yok. Doğuş grubunu lojmanlarından yardım istedik. Su ve ekmek temin edip atıştırma yaptık.
Yola devam kararı aldık. Fakat başka bir programa katılması gereken Metin Öz hocamız Kumlubük'te ayrılmak zorunda kaldı. 2 günlük beraberliğimiz için Metin Öz hocamıza teşekkür ediyoruz.
Kumlubük'ten 3 km kadar ilerleyen bir orman yoluyla ayrılıyoruz. Sonra bir geçite ulaşmak için patikaya giriyoruz. Nefis bir patika. Tırmanış ve geçitten sonra uzunca yatay bir yan yürüyüş ile Gerbe Kilise denilen bir Bizans kalıntısına ulaştık. Hava sıcak ve bu parkurda su yok. İkinci bir geçite tırmandıktan sonra geniş bir düzlük alanda artık kullanılmayan bir keçi ağılında güzel bir çimenlikte denize karşı 140 m kotunda kamp attık.

AKDENİZDEN EGEYE
KARYA YOLUNDA
3.gün: Gerbe Kilise sırtı- Bayır Köyü
Yol= 11,1 km
Toplam Yol= 30,5 km
Dağdan denize doğru esen rüzgarın çam ağaçları arasından geçerken çıkardığı ıslık sesleri rüzgarın şiddetine göre yükseliyor, yükseliyor ve bazan aniden kesiliyor. Bu müzik altında çadırda uykuya başlayabilmek ne güzel.
Suyumuz az. İdareli kullanarak akşam yemeğimizi ve kahvaltımızı alabildik. Yarımşar şişe suyumuz kaldı.
Patikaları takip ederek yükselmeye başladık. Zaman zaman yudumlayarak su alıyoruz. Sık sık duruş veriyor, uçurumların üzerinden koylarımızın güzelliklerini fotoğraflıyoruz.
Çiftlik Koyu manzarası muhteşemdi. 1 saat mola verdik. 6. km de Kızılcaöğretmen mahallesine ulaştık.
Yaşlı Medine Hanım selamımızı kabul etti. "Aç karına su girmesi doğru değildir. Gelin hele buraya size yoğurt ekmek vereyim„ dedi ve ekledi:
"Nasip olur gelir Hintten Yemenden,
Nasip olmazsa ne gelir elden„
Medine ve Şadiye Hanımlar kardeşler. Bizlere çok iyi dostluk göstediler. Allah onlardan razı olsun.
Şadiye Hanımın oğlu Süleyman Mete geldi. Bir tabak dolusu karakovan petek balı getirmez mi? Süleymana binlerce teşekkür.
Müteakiben Syrna antik kentine tırmandık. Syrna'dan günümüze hiçbirşey kalmamış gibi.
Sonunda Bayır köyüne ulaştık. Kudret Arslan'ın (05333724292) restoran-pansiyon tesislerine geldik. Yorgunluğumuzu bu gece tam pansiyon hizmeti alarak gidereceğiz.

AKDENİZDEN EGEYE
KARYA YOLUNDA
4. gün: Bayır Köyü - İsteriç Mahallesi
Yol= 12.7 km
Toplam Yol = 42.2 km
Öncelikle bu sporu yapan arkadaşlarıma şu açıklamayı yapmalıyım: Bayır Köyünde Kudret Arslan'ın (05333724292) restoran ve pansiyonuna mutlaka uğrayınız. Bütün yorgunluğunuz giderilecek ve hizmet kalitesinden makul fiyatından memnun kalacaksınız.
Şahane bir taşlık patikayı takip ederek köyün sırtında sarnıca çıkıyoruz. Yükselen patikalar çok vahşi yamaçlardan geçiyor. Fotoğrafseverlerde hayranlık yaratıyor. Ekrem Hocam hangi yönün fotoğrafını çekse acaba. Şaşkınlık içindeyiz.
3 km sonra asfalta çıkılıyor. 6. km de asfalt bitiyor. Parkurun bu noktasında "polis" lakaplı yörük çoban Dursun'un Şatosu ile buluşuyoruz. Karya yolunun en zorlu tırmanışının yapılacağı bölümün tam girişinde bir kulübecik. Yahya Kabak hocamız da yörüktür ve çocukluğunda babasıyla çobanlık yapmıştır. Hoş sohbet Dursun Çoban ile güzel bir ikili oldular. Anılar ve hatıralar. Şimdi sizlere bu sohbetten aklımda kalanları anlatayım:
Bir çobanın en değerli iki malzemesi kızılcıkta yapılma düzgün bir sopası ve keskin çakısıdır.
Bir keçi çobanı asla sürüsünü arkadan takip etmez, sürünün gidebileceği rotayı kestirerek hep sürünün önünde olacak şekilde ilerler.
Her keçi çobanının sürüsünü kendine özgü bir çağırma seslenişi vardır.
Çoban sürüsündeki her hayvanı ayrı ayrı tanır ve onlara isim takar."sarıkız-alaca-karabaş-uzun boynuz-sakallı-v.b.
Dursun çobanın kekik ve adaçayını mutlaka içiniz. Sonra tırmanışa başlayabilirsiniz.
Likya Yolu ve St Paul yolunu tamamen yürümüş biri olarak iddia ediyorum ki; bu tırmanış konum, manzara, zorluk derecesi bakımından tam bir macera. Bence en güzel yürüyüş ve tırmanış. 450 m kotuna kadar yükseliyoruz ve sonra uzun bir iniş ile İsteniç mahallesine ulaşıyoruz.
Bu mahalde su temin edip kampımızı kuruyoruz.

AKDENİZDEN EGEYE
KARYA YOLUNDA
5.gün; İsteniç Mahallesi - Bozburun
Yol=11 km
Toplam Yol=54.2 km
"Kampımızdan çıktık yola
Hedef zirve, vermedik mola
Zirvede bir panorama
Heyya mola heyya mola"
270 derecelik bir deniz sahilini birbirini takip eden burunlar halinde görebilirsiniz. Kot; 450 m.
Sonra Taşlıca köyüne doğru kıvrılarak alçalan bir Karya patikasındayız.
Taşlıca'da kısa bir dinlenmeden sonra 2 km lik asfalt yolu yürümemek iğin bir minibüs ayarladık. Yokuş Başı mevkiinde indik.
Aman allahım. Söğüt körfezi önümüzde. Müthiş etkileyici bir sahne. Tömbeki adası karşımızda. Sağ tarafımızda sahilde Cumhuriyet mahallesi ve onun ilerisinde Ortaca ve Kızılyer mevkiileri. Doya doya fotoğrafladık. Kayalık kıyılara yakın sular turkuaz, açık sular koyu renkli.
Güzel bir patika ile Cumhuriyet Mahallesine indik. Kısa bir mola verirken orada yaşayan insanlarla sohbet ettik. Ve yola devam.
Kızılyer mevkiine kadar ulaştık.
Yürüyüşümüze renk katmaya karar verdik. Bir balıkçı motoru kiraladık ve Kızılyer'den Bozburun'a denizden gitmeye ve böylece bir MAVİ YÜRÜYÜŞ yapmaya karar verdik.
Söğüt körfezindeki geçitten geçtik. Kaptan Menderes Akan (05327432715) biraları açtı. Bizde de kuru yemiş yeterinden fazla. Hem Mavi Yürüyüş ve hem de Denizde Alem. Karya ülkesi denizden de çok güzel görünüyor.
Önce Gelme Yat Çekek ve Onarım mevkiinden geçtik. Sonra Bozburun limanına ulaştık. Bütün arkadaşlarıma bu kaçamağı tavsiye ediyorum.
Şimdi Bozburun'da çok güzel bir pansiyondayız. Limandayız.
Bu yürüyüş ile ilgili fotoğraflar ve daha fazlası için;

https://www.facebook.com/metin.kurt.756/photos_albums

http://metinkurtiletrekking.blogspot.com/

adreslerine gidiniz.

1 comment

  • Fotoğraf Metin ULUIŞIK

    Metin ULUIŞIK 22.Nis.2014

    Tebrik ederim güzel bir rota olmuş gibi. 2014 yılına hızlı başladınız. Hadi hayırlısı.

You can or this trail